Bağışıklık sisteminizi güçlendiren besinler

Bağışıklık sisteminizi güçlendiren besinler

Güçlü bir bağışıklık sistemi, her şeyden önce hastalıklara yakalanmamızı önler. Bunun için yaşlı-genç herkesin özellikle yediği besinlerle bağışıklık sistemini güçlendirmesi gerekir. Brokoli, kivi, enginar, yoğurt, domates, havuç gibi besinler hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de kendimizi sağlıklı ve dinç hissetmemizi sağlar.

Sağlıklı olmanın birincil koşulu doğru beslenmek! Düzenli ve dengeli beslenerek bağışıklık sisteminizi de güçlendirmeniz mümkün… Biliyorsunuz, güçlü bir bağışıklık sistemi bebeklerden yaşlılara kadar herkes için önemli. Hastalıklardan korunmanın en birincil koşulu. Bunun öneminin herkes farkında ama iş doğru beslenmeye gelince birçoğumuz yediklerine yeterince dikkat etmiyor. Oysa çok basit önlemler ve doğru besinlerle bağışıklık sistemini güçlendirmek zor değil! Acıbadem Poliklinik Bağdat Cad. Dyt. Evrim A. Demirel ve Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Beslenme ve Dyt. İpek Cirit bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerle ilgili önemli ipuçları veriyor.

Anti-oksidanlar önemli
Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenin, bağışıklık sisteminin dengelenmesinde olumlu etkileri olduğunu araştırmalar ortaya koyuyor. Peki ama bu nasıl oluyor? Evrim Ayhan soruyu şöyle yanıtlıyor: “Yediklerimiz, vücuda enerji vermek için oksijenle yanarlar, yanma sırasında zararlı maddeler olan serbest radikaller oluşur. Serbest radikallerde, bir elektron eksilmiştir ve bu eksik molekülü elde etmek için serbest moleküller başka moleküllere saldırır, saldırılan molekül serbest radikal haline gelir ve çoğalır. Çoğalan serbest radikaller, vücudun tüm hücre ve organlarına zarar vermeye başlarlar. Bunun dışında çevredeki hava kirliliği, ultra viyola ışınları, radyasyon, egzoz gazları, sigarı dumanı gibi bir çok faktör hücrelerimizi etkileyerek serbest radikalleri çoğaltır. Vücutta serbest radikallerin çoğalması kalp hastalığı, kanser, katarakt ve yaşlanma gibi sağlık sorunlarını daha çabuk ortaya çıkarır. Bu zararlı etkilerden kurtulmak için vücudumuz serbest radikallere karşı savunma mekanizması geliştirir. Vücutta üretilen bazı enzimler, serbest radikallerden kurtulmamızı sağlar, yanmayı (oksitlenmeyi) önleyen anti-oksidan maddeler enzim miktarını artırır. Böylece savunma mekanizması güçlenir.” İşte anti-oksidan besinlerin önemi burada ortaya çıkıyor. Bu anti-oksidanların en önemlileri C ve E vitamini ve beta-karotendir. Anti-oksidanları içeren besinleri günlük beslenmemiz içerisinde bol miktarda tüketmek gerekiyor. Limon, portakal, çilek, greyfurt, kivi, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahududu da bol miktarda C vitamini ayçiçek yağı, zeytin yağı, fındık, badem, soya, ceviz ve fıstık türleri de E vitamini yönünden zengin. İpek Cirit, E vitaminin önemi konusunda şunları söylüyor: “E vitamini selenyum ile birlikte bağışıklık sisteminin fonksiyonunu artmasına yardımcı olur. Vitamin E hem erkekte hem de kadında kalp krizi riskini azaltır, birçok kanser türüne karşı da vücudumuzu korur. Turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan beta karoten de bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlar. Bu vitamini içeren gıdaları tüketmekle hem bağışıklık sistemini güçlendirmiş, hem de kanserden korunmuş oluruz.” Üstelik beta karoten, vücutta A vitaminine çevrilerek dolaylı yarar da sağlıyor. A vitamini, havuç, ıspanak, kabak, marul, brokoli, karaciğer ve domateste bulunuyor.

Probiyotikler
Probiyotik kelimesi son 5-10 yılda hayatımıza girdi. Bu besin grubu güçlü bir bağışıklık sisteminin bir parçası! Probiyotikler bağırsak florası için faydalı etkilere sahip olan canlı bakteriler bileşimi ve bağırsak sistemini destekleyerek hastalık yapan mikroorganizmaların üremesine engel oluyorlar. Evrim Ayhan “En önemli probiyotik yiyecek yoğurttur” diyerek şöyle devam ediyor: “İshal ile besin alerjilerinin önlenmesi ve iyileştirilmesinde önemli faydaları vardır. Sindirimi kolaylaştırırlar ve bağırrsaklarda üretilen vitaminlerin sentezinde rol alırlar. Sütteki laktozun laktik asit bakterileri tarafından laktik asite çevrilmesi ile oluşan yoğurt içinde bulunan yararlı bakteriler sayesinde probiyotik etki yaparak hem çocukların hem de erişkinlerin bağışıklık sistemini güçlendirir.”

Bu besinleri beslenmenize ekleyin
Kimisinin adını sıkça duydunuz, kimisini ise muhtemelen ilk kez duyuyorsunuz ama öyle besin maddeleri var ki günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapıyor. İpek Cirit bu besinlerle ilgili şunları söylüyor: “Keten tohumunu içeriğinde bulunan lignan östrojene bağlı gelişen kanser riskini azaltır. Soya fasulyesinin içeriğinde bulunan isoflavanlar kanser, kemik erimesi ve kalp damar hastalıkları riskini azaltır. Sarımsakta bulunan kükürtlü bileşikler kanser ve kalp damar hastalıkları riskini azaltır. Meyan kökünde bulunan glikozidler alerji ve iltihabı azaltır. Bununla birlikte omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalarda aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirecek gıdalara ek beta-glukan, ekinezya, probiyotikler, izozomlar ve yeşil çay gibi doğal maddeleri saymak da mümkündür. Ekinezya doktorlar tarafından çok eski tarihlerden bu yana soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır. Fakat ekinezyanın düzenli ve sürekli kullanılması halinde bile, vücudun buna alışması bağışıklık sisteminde gerektiğinde istenilen etkiyi gösteremeyebilir. Bu nedenle doktor kontrolü ile kullanılması gerekir.”

BESİNLER VE VİTAMİN DEĞERLERİ
1. C VİTAMİNİ - Limon, portakal, çilek, greyfurt, kivi, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahudududa var. Serbest radikallere karşı savunma mekanizması geliştiriyor.

2. E VİTAMİNİ - Ayçiçek yağı, zeytin yağı, fındık, badem, soya, ceviz ve fıstık türlerinde bulunuyor. Hem erkekte hem de kadında kalp krizi riskini azaltır, birçok kanser türüne karşı da vücudumuzu koruyor

3. A VİTAMİNİ - Havuç, ıspanak, kabak, marul, brokoli, karaciğer ve domateste bulunuyor. Bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlar.

Vitamin A :
Balık karaciğer yağı, karaciğer

Beta karoten (proVitamin A) :
Havuç, ıspanak, kavun, kayısı

Vitamin B2 (Riboflavin) :
Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya

Vitamin B6 (Pyridoxine) :
Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya ve muz

Folik Asit :
Yeşil yapraklı sebzeler, etler

Pantotenik asit :
Bira mayası, baklagiller, alabalık, tüm hububat

Vitamin C :
turunçgiller, çilek, karnabahar

Vitamin E :
Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, karaciğer, buğday

Selenyum :
sarımsak, baklagiller, balık, kuşkonmaz

Demir :
Karaciğer, bezelye, yumurta sarısı, kuşkonmaz

Çinko :
Karaciğer, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumları

Magnezyum :
Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, deniz ürünleri

Manganez :
Muz, kepek, ananas, fındık

Protein :
Yağsız et, kümes hayvanları, balık, yumurta, baklagiller, karnabahar, ayçiçeği tohumları

Antioksidanlar :
turunçgiller, baklagiller, tüm hububat

Botanik Faktörler (Phytonutrients) :
Tüm bitkisel besinler

Diyor ki

Evrim Ayhan

Vücudumuz serbest radikallere karşı savunma mekanizması geliştirir. Vücutta üretilen bazı enzimler, serbest radikallerden kurtulmamızı sağlar, yanmayı (oksitlenmeyi) önleyen anti-oksidan maddeler enzim miktarını artırır ve böylece savunma mekanizması güçlenir.”

İpek Cirit

Ekinezya doktorlar tarafından çok eski tarihlerden bu yana soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır. Fakat sürekli kullanıldığında vücudun buna alışması bağışıklık sisteminde gerektiğinde istenilen etkiyi gösteremeyebilir. Bu nedenle doktor kontrolü ile kullanılması gerekir.

Konular

Top