Nöropati çeşitleri nelerdir? Nasıl tedavi edilirler?

Sinir sistemi ile ilgili temel bilgiler:

Vücut iki temel sinir sisteminden oluşur: Beyin ve omurilikten oluşan Merkezi Sinir Sistemi (MSS) ve MSS'ni kaslara, cilde ve iç organlara bağlayan sinirleri kapsayan Periferik Sinir Sistemi (PSS).

PSS'nin temel birimi "nöron", yani sinir hücresidir. Görevi, elektrik impulsları (uyarımları) aracılığıyla vücudun bir bölümünden diğerine bilgi taşımaktır. Her nöron bir gövde ve "akson" denen uzun bir kuyruktan oluşur. Aksonlar, nöronun gövdesi ile kaslar, cilt ve iç organlardaki "reseptör" (alıcı) denen sinir terminalleri arasında elektrik uyarımlarını aktarırlar. Aksonların çoğu miyelin kılıf denen bir zar ile kaplanarak yalıtılır ve elektrik impulslarını daha hızlı ve etkin bir şekilde iletebilirler.

Endonöryum denen özel bir bölmedeki akson demetleri ( sinir gövdeleri ), sinirlere besin öğelerini taşıyan kan damarlarını da içerirler. Bu demetler bir elektrik ağı gibi vücudu kaplarlar.

Aksonlar demetler şeklinde bulunur. Bu demetler üç türdür: Motor (hareket), sensoryel (duyusal) ve otonomik. Motor sinirler istemli hareketlerden sorumludur, hücrelerin gövdesi omurilik içinde bulunur ve elektrik uyarımlarını iskelet kaslarında bulunan özel reseptörlere iletirler. Duyu sinirleri ağrıyı, titreşimi, dokunmayı algılayabilmeye, eşyaların şekillerini tanımaya ve boşlukta organların yerini belirleyebilmeye olanak sağlar; hücre gövdeleri duyu gangliyonları denilen yapılar içinde bulunur, cilt ve diğer organlardaki duyu reseptörlerinden aldıkları uyarımları MSS'ne iletirler. Otonomik sinirler ise solunum, kalp atımı, kan basıncı, sindirim ve cinsel işlevler gibi istem dışı işlevleri kontrol eder. Hücrelerin gövdeleri tüm vücuda yayılmıştır.

Periferik nöropati nedir?

Periferik sinirlerin tahribatına bağlı bozukluklardır. Sadece periferik sinirleri etkileyen veya vücudun diğer bölümlerini de etkileyen hastalık veya durumlardan kaynaklanabilir. Nöropatilerin çoğunda üç tür sinir lifinin tümü de farklı derecelerde olmak üzere etkileniyor olmakla birlikte, bazı hastalıklar sadece bir veya iki türü kapsar ve buna "saf" veya "baskın şekilde" motor, duyusal veya otonomik nöropati denir.

Terminoloji

Tek periferik siniri tutan bozukluğa mononöropati denir. Genellikle travma, sıkışma veya enflamasyon (yangı) nedeniyle oluşur. Örnekleri arasında Carpal Tunnel sendromu (bilek ve eli etkiler), Bell's Palsy (yüz felci) ve trigeminal nevralji sayılabilir.

Farklı bölgelerdeki iki veya daha fazla sinir gövdesini tutan bir sorun varsa ve diyabet gibi yaygın bir hastalığa bağlı olarak oluşmuşsa buna mononöritis multipleks denir.

Polinöropati, çok sayıda periferik nöropatiyi kapsayan bir isim olup bozukluğun yaygın ve simetrik (yani vücudun her iki tarafında da aynı) olduğunu gösterir. Motor ve duyu sinirleri etkilenmişse "sensorimotor nöropati" denir. Genellikle, vücudun uç kısımları olan el ve ayaklarda başlar.

Enfeksiyon veya bağışıklık sistemi nedeniyle sinirlerde enflamasyon oluşmasına nörit denir.

Bir çok sinirin bir araya gelip aralarında bağlantı kurdukları yapı olan pleksusta enflamasyon oluşması ise pleksit olarak adlandırılır.

Periferik nöropatinin belirtileri nelerdir?

Bazı nöropatiler ani başlayabilirken bazıları da yıllar içinde ilerler. Belirtiler etkilenen sinirlerin türlerine ve bölgeye bağlı olarak değişmekle birlikte ilk belirtiler güçsüzlük, uyuşukluk veya ağrıdır.

Kol veya bacaklarda güçsüzlük: Motor sinirlerde tahribata bağlıdır. Yürüme veya koşmada zorluk, hareketlerde ağırlaşma, çabuk yorulma, kas krampları söz konusudur. Kollar etkilendiğinde ise paket taşımada, kavanoz açmada, kapı tokmaklarını çevirmede veya saç taramada zorluk olur.

Uyuşukluk, acıma-yanma, ağrı: Duyu sinirleri tahrip olduğunda erken dönemde uyuşukluk, acıma-yanma, iğne batması, soğuk, çimdikleme duyumu, keskin-derin batmalar, elektrik şoku, veya vızıltı gibi özellikler taşıyan paresteziler gelişebilir. Genellikle geceleri daha ağrılı ve şiddetli olur.

Pozisyon duyumunun kaybı: Bu durumda ayakların nerede durduğundan emin olunamadığından, yürümede eşgüdüm ve denge sorunları gelişir.

"Eldiven-çorap duyumu": Eller ve ayaklar tümüyle çıplak olduğu halde, çorap veya terlik ya da eldiven giymiş gibi garip bir duygu hissedilir.

Otonomik tahribat belirtileri: Kabızlık, ishal, cinsel işlev bozukluğu, ciltte incelme, kolayca berelenme, zor iyileşme gözlenir, ayaktayken baş dönmesi olabilir.

Periferik nöropatinin türleri:

Periferik nöropatinin çeşitli türleri ve nedenleri vardır. Bazı türleri sadece periferik sinirleri etkilerken diğerleri vücudun başka bölgelerini de etkileyebilir. Genellikle Kazanılmış ya da Kalıtsal olarak sınıflandırılır. Daha sonra da nedenlerine ve belirtilerine göre adlandırılır. Birkaçında neden belirlenememiştir, çoğunda da henüz tam tanım yapılamamıştır, bu nöropatilere "idiyopatik" denir.

Tanı konulması:

Nörolog tanı koyabilmek için önce dikkatli bir öykü alır, nörolojik muayeneler yapar, çeşitli laboratuvar testlerine gereksinim duyar:
1. Aşama araştırmalar: İdrar (glukoz, protein), hematoloji (tam kan sayımı, eritrosit sedimentasyon hızı, B12 Vitamini, folat), biyokimya (açlık kan şekeri, böbrek-karaciğer-tiroid fonksiyonları).

Hastaya 1. aşama testlerle tanı koyulamamışsa 2. aşamaya geçilir. En önemlisi nörofizyolojik testlerdir.
2. Aşama araştırmalar: Nörofizyolojik testler (sinir uyarımı), biyokimya (serum protein elektroforezi, serum anjiotensin dönüştürücü enzimi), immünoloji, akciğer filmi.

3. Aşama araştırmalar: İdrar (Bence-Jones proteini), biyokimya (ağızdan glukoz tolerans testi), beyin omurilik sıvısı (hücre, protein, immünglobulinler), immünoloji, karsinoma testleri, Sjögren testleri, moleküler genetik testler

Sinirin elektriksel özelliklerini belirleyebilmek amacıyla elektromiyografi (EMG) ve sinir iletim çalışmaları yapılması gerekir. Bu sayede anormal sinirlerin dağılımı belirlenebilir, sorunun aksonla mı miyelin kılıfla mı ilgili olduğu anlaşılabilir.

Sinir ve kas biyopsisi de nöropatinin türü ve nedeni hakkında çok değerli bilgiler sağlar. Böylece vaskülit, enfeksiyon, enflamasyon veya anormal birikimler hakkında kanıt elde edilebilir.

Ayrıca omurilikte de testler yapılarak enfeksiyon veya enflamasyon ayırt edilebilir.

Periferik nöropati nasıl tedavi edilir?

Hasta önce iyi bir uzman hekime başvurmalı ve kendisi de tedavisinde etkin bir şekilde rol almalıdır. Her zaman yapılacak bir şeyler olduğu unutulmamalıdır. Konuya ilişkin kaynaklar okunmalı, doğru kaynaklara ulaşılarak bilgi edinilmeli ve benzer durumdaki hastalarla iletişim kurularak edinilen bilgiler paylaşılmalıdır. Çok az insan, hekim veya hasta, bu hastalığın farkında olduğundan bu hastalığa çoğu kez sessiz hastalık da denmektedir.

ABD inde destek toplantıları ve yayınlar aracılığıyla hastaların birbiriyle ve uzman hekimlerle iletişimde bulunabildikleri, en yeni tanı ve tedavi yöntemleri hakkındaki bilgileri paylaşabildikleri Nöropati Derneği isimli bir dernek bulunmaktadır (www.neuropathy.org, Tel: 1-800-247-6968). Ülkemizde de benzer çalışmalar izlenmelidir.

Tedavide temel hedef hastalığın nedenini ortadan kaldırmak ve belirtileri iyileştirmektir. Nedene bağlı olmak üzere, tedavi nöropatiyi yavaşlatabilir, durdurabilir veya geri çevirebilir. Örneğin, vitamin eksikliğinin söz konusu olduğu durumlarda ağızdan veya enjektabl olarak ek vitamin verilerek hastalığın kötüleşmesi engellenebilir. Enfeksiyonlar, antibiyotik veya antiviral ilaçlarla tedavi edilebilir.

Bell s Palsy de (yüz felci) 5 gün (tercihen 24-48 saat) içinde ağızdan kortikosteroid tedavisinin, sonucu iyileştirdiğine dair kanıtlar bulunmakla birlikte antiviral bir ilacın (asiklovir) eklenmesinin tedavinin etkinliğini artırdığına ait bilgiler çelişkilidir. Carpal Tunnel sendromunda ise bileğin kullanımından sakınma ve askıya alma esastır. Steroid enjeksiyonu hastaların ancak % 25 inde uzun süreli rahatlama sağlayabildiğinden olguların % 25-50 sinde cerrahi operasyon gerekmektedir.

Otoimmün hastalıkların tedavisinde çoğu kez plazmaforez uygulanır veya kortikosteroid, intravenöz gamaglobulinler veya kemoterapi kullanılarak immün sistem baskılanabilir. Paraneoplastik nöropatilerde neden olan tümörün yok edilmesi hedeflenir. Toksik veya ilaca bağlı nöropatilerde ise olan etkenin uzaklaştırılması esastır. Diyabette hipergliseminin kontrolü nöropatinin ilerlemesini yavaşlatır.

Nöropatide temel belirtilerden biri olan ağrının giderilmesinde çeşitli ilaçlardan; güçsüzlük ile baş etmede ise fizik tedavi ve protez tipi araçlardan yararlanılır, yürüme iyileştirilir.

Hastalığın ilerlemesi durduktan sonra sinirler yeniden canlanabilir. Tahribat ne kadar azsa iyileşme de o kadar iyi olur. Dolayısıyla tanının olabildiğince erken konulup tedaviye erken başlanılması çok önemlidir. Çoğu nöropati yıllar içinde yavaş ilerlediğinden hasta kendisini kötü hissetmese de tedavi arayışına girmelidir. Sinir hasarı başlangıçta hafif olabilir, fakat tedavisiz kalırsa yayılıp daha ciddi bir durum alabilir hatta geriye dönüşsüz olabilir.

Genel tedaviler:

Ayak bakımı, kilo verme, uygun ayakkabı-çizme seçimi ve ortozların kullanımına özen gösterilmelidir. Yüz felcinde gözün açık kalıp kurumasını önlemek için yapay gözyaşı ve antibakteriyel pomat ile göz bakımına önem verilmelidir.

Ağrı:

Tedavisi zordur, amaç ağrıyı katlanılabilir bir düzeye indirmektir. Nedene yönelik mekanizmaların tanımlanması ile en uygun tedavi seçenekleri geliştirilebilecektir. İlaçların her biri, ağrının belli özelliklerine etkili olmaktadır. İlaçların etkinliklerinin değerlendirilmesinde çalışılan hasta sayısı ve yeterli dozun uygulanması çok önemlidir. Tüm bu nedenlerle periferik nöropatinin ilaçla tedavisinde henüz bir uzlaşmaya varılamamıştır. En yararlı ilaçlar trisiklik antidepresanlar ve antikonvülsanlardır (epilepsi ilaçları). Bazı yazarlar çeşitli mekanizmalarla etki ettikleri için önceliği trisiklik antidepresanlara vermektedir. Antiaritmik olan meksiletin ile de çalışılmış ancak etkinliği düşük bulunmuştur, yine de antikonvülsanları ve antidepresanları tolere edemeyenler için mantıklı bir seçenektir.

İlaçlı tedavi:

Antidepresanlar: Ağrıyı ve depresif semptomları azaltır ve iyileştirebilirler. Ayrıca oluşturdukları sersemlik de uyku açısından bir avantajdır. Amitriptilin, nortriptilin ve doksepin en sık kullanılanlardır. Hekim ağız kuruluğu, sersemlik, duruşa bağlı hipotansiyon, ritm bozuklukları konusunda hasta uyarmalıdır. Son yıllarda geliştirilmiş olan serotonin geri alım inhibitörleri sınıfından antidepresanlar daha az etkili olduklarından bu tür ağrılarda yaygın bir kullanımları olmamakla birlikte, yeni bir madde olan venlafaksin de nöropatik ağrı tedavisinde başarılı bulunmaktadır. Bu ilaç ile, diğer anrtidepresanlarla gözlenen istenmeyen etkilerin gelişmemesi önemli bir avantajdır.

Antikonvülsanlar: Nöropatik ağrı, ister periferik ister merkezi kaynaklı olsun, sinir sisteminde tahrip olan bölgelerde nöronların aşırı uyarılabilir hale gelmesiyle karakterizedir. Periferik nöropatide, tahrip olan sinir uçlarında, kısmen yeni sodyum kanalları oluşumuna bağlı olarak, anormal spontan aktivite ve uyarılmış aktivitede artma gözlenir. Nöropatik ağrıda ortaya çıkan bu durum, moleküler değişikliklerle de uyumlu olarak, epilepsiyle benzer özellikler taşıdığından, bu tür ağrıların tedavisinde yaygın bir şekilde antikonvülsan ilaçlar kullanılmaktadır. Nöropatik ağrıda antikonvülsan ilaçlar için temel hedefleri olarak sodyum kanalları, kalsiyum kanalları ve merkezi glutamat mekanizmaları vurgulanmaktadır. Özellikle gabapentin, ayrıca sodyum kanal blokörleri (karbamazepin ve lamotrijin) veya sodyum valproat kullanılmaktadır. En sık rastlanan istenmeyen etkileri sersemlik ve beyincik ile ilgili belirtilerdir [nistagmus (gözlerde sağa sola istemsiz hareket), ellerde ince titreme ve eşgüdüm bozukluğu]. Bu grupla (fenitoin ve karbamazepin ile daha az sıklıkla da olsa) kan tablosu değişiklikleri ve kalpte ritm bozukluklarına rastlanabilir. Gabapentin: Henüz Amerikan Besin ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmamış olmakla birlikte, kontrollü çalışmalarda etkinliği gösterilmiştir. Şiddetli ağrıda tek başına yeterli olması beklenmez, ama yararlı bir yardımcıdır. Diğer taraftan ilaç etkileşmeleri ve yan etkileri bakımından antidepresanlardan daha güvenlidir.

Opioidler: Nöropatik ağrıda opioidlere verilen cevap konusunda çelişkili bilgiler bulunmaktadır. Isı, buz, diğer ilaçlar gibi daha geleneksel yöntemlere cevap alınamayan ve/veya ağrı nedeniyle hastanın fizik tedavisinin yapılamadığı durumlarda opioid uygundur. Bu amaçla hidrokodon veya oksikodon sıklıkla kullanılmaktadır, morfin ve hidromorfon zaman zaman gerekebilir. Kontrollü ve kısa süreli çalışmalarda aynı gruptan fentanil yamanın ve tramadolün de etkili olduğu gösterilmiştir. Kanser hastalarındaki nöropatik ağrılarda ağızdan morfine ek olarak ketaminin de kullanılabileceğini bildiren bir çalışma bulunmaktadır.

Cilde sürülen ağrı kesiciler: Kapsaisinin bazı nöropatik ağrılarda etkili olduğu gösterilmiştir. Lidokain yamaları FDA onaylı olup, zona sonrası nevraljide yararlıdır.

Kortikosteroidler: İncinmenin enflamasyonla ilişkisi nedeniyle bazı durumlarda etkilidir. Uzun süreli kullanımda yarar/zarar oranı düşünülmelidir.

Bölgesel anestezi teknikleri:

İlaca ve fizik tedaviye cevap vermeyen orta derecede veya şiddetli ağrısı olan hastalar, ağır sempatik işlev bozukluk belirtileri olan hastalar ve tanı amaçlı sempatik blokaja belirgin şekilde olumlu cevap vermiş olan hastalar bölgesel anestezi blokları için uygun adaylardır. Amaç, ağrıyı gidermek, tedaviyi ve rehabilitasyonu kolaylaştırmaktır. Sempatik olarak bağımsız ağrısı olan hastalar sempatik blokaja cevap vermediğinden kombine somatik/sempatik blok uygulanır. Seriler genellikle 2-3 haftalıktır. Bu sürenin sonunda ağrı devam ederse, uzun süreli ağrı giderici diğer seçeneklerin düşünülmesi gerekir. Sempatik blokaj: Etkinliğini gösteren çok miktarda yayın bulunmaktadır. Sempatik gangliyonlar, lokal anestezik kullanılmak suretiyle her gün ya da gün aşırı bloke edilir. Kesintili blok uygulanır veya sempatik gövdenin yakınına bir kateter yerleştirilerek her gün lokal anestezik verilir. En fazla yarar sağlamak için hemen sonrasında fizik tedavi uygulanır. Somatik blokaj: Bir kateter aracılığıyla veya brakiyal / lumbar pleksusta iletim bloku ya da epidural blok sağlanır. Her gün veya gün aşırı uygulanır ya da sık sık lokal anestezik enjekte etmek için bir kateter yerleştirilir. Bu yöntemle fizik tedavi kolaylaşabilir, ağrı ağızdan ağrı kesici ilaçlarla kontrol edilebilecek düzeye inebilir. Kaslarda gergin kasılmalar olabileceğinden, fizik tedavi sırasında özel bir özen gösterilmelidir.

Nöromodülasyon:

Merkezi sinir aksisine bir elektrik akımı veya kimyasal madde uygulamasıyla, merkezi ağrı yolaklarının etkilenmesi veya değiştirilmesidir. Spinal analjezi ve omurilik uyarımı teknikleri umut vermekle birlikte, oldukça zor olduklarından diğer alışılmamış tekniklerin başarılı olmadığı durumlarda tercih edilmektedirler. Ağızdan opioidlerin yarar sağlamadığı durumlarda intratekal opioid veya baklofen uygulanması da bu yöntemler arasındadır.

Periferik Nöropati nedenleri

A. Kazanılmış nöropatiler:

1. Diyabetik nöropati: Diyabet, nöropatinin en sık rastlanan nedeni olup diyabetik hastaların yaklaşık % 10'unda belirtiler verir. Olguların çoğunda duyusal sorunlar baskın olup el ve ayaklarda duyu kaybı vardır. Genellikle ayak parmaklarında uyuşukluk ile başlayıp ayaklara doğru yükselir. Özellikle ayaklarda yanma şeklinde ağrı belirgindir. Ancak bazı diyabetiklerde mononörit veya mononöritis multipleks gelişir ki bu durumda bir veya daha fazla sinirde güçsüzlük, ya da bacaklarda güçsüzlüğe yol açan lumbosakral pleksopati veya amyotropi söz konusudur. Otonomik belirtilere de (ishal, kabızlık, duruşa bağlı hipotansiyon, mesanede tonus kaybı, iktidarsızlık, kalp atım hızında değişme) sık rastlanır Açlık kan şekeriyle saptanamayan diyabeti olanlarda kronik aksonal nöropati gelişebilmektedir.

Diyabetik lumbosakral radikülopleksus nöropatisi nin ise iki şekli vardır; ağır olgularda vaskülit, hafif olgularda demiyelinizasyon daha önemlidir. Bu durumun görülme sıklığı, yaş ilerledikçe ve diyabetin süresi uzadıkça artmaktadır ve bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan immün globulinler, kortikosteroidler ve kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (siklofosfamid) tedavide yararlı olmaktadır.

Diyabetik hastalarda Carpal Tunnel sendromu ve diğer sıkışma nöropatilerine de sık rastlanır.

2. Bağışıklıkla ilgili nöropatiler: Bağışıklık sisteminin ana işlevi, vücudu, dışardan gelen enfeksiyonlara karşı korumak olmasına karşın bazı durumlarda kendine karşı da tepki verir ve otoimmün hastalıklara neden olur. Bazen, saldırılan organ periferik sinirler olabilir, bu duruma "otoimmün periferik nöropati" denir, çeşitli türleri vardır:

a) Guillain-Barre sendromu (GBS) ve türevleri: Ani veya hızlı gelişir. Başladıktan sonraki birkaç gün veya hafta içinde felce veya solunum yetmezliğine kadar ilerler. Motor ve duyu sinirlerinin miyelin kılıfları tahrip olur. Çoğunlukla bir enfeksiyon, aşı veya travmayı takiben ortaya çıkar. Hastalık kendi kendini sınırlayıcı olup 6-8 haftada kendi kendine iyileşirse de tam bir iyileşme beklenmez. Solunum desteği çok önemlidir.

Akut başlayan diğer nöropatiler arasında akut motor veya duyusal ya da otonomik nöropatiler sayılabilir. Miller- Fisher sendromu da bir başka türdür.

b) Kronik enflamatuvar demiyelinize edici polinöropati: GBS nun daha ağrısız şekli olup nükslerle veya adım adım ya da kararlı bir şekilde ilerleyen bir hastalıktır. GBS nda olduğu gibi antikorlar ve T lenfositlerinin miyelin kılıfı tahrip etmesiyle ortaya çıkar. Özgül bir test bulunmadığından klinik ve laboratuvar özelliklerine göre tanı koyulur.

c) Periferik sinir antikorlarına bağlı kronik polinöropatiler: Bunlar arasında miyelinle ilişkili glikoprotein antikorları, gangliozit antikorlarıyla ilgili motor nöropati, ve antisulfatid ile ilgili duyusal nöropati sayılabilir.

d) Vaskülit (Periferik sinirlerdeki kan damarlarının enflamasyonu) ile ilişkili nöropatiler: Sinirlerle sınırlı veya yaygın olup ciltte döküntü yapabilir ya da diğer organları tutabilir. Romatoid artrit, lupus, periarteritis nodoza, veya Sjogren sendromu gibi bazı romatizmal hastalıklar, periferik sinirleri de tutabilen yaygın vaskülit ile ilişkilidirler. Vaskülit, dağılıma ve lezyonların ağırlığına bağlı olarak mononörite, polinörite veya mononöritis multiplekse neden olabilir.

e) Brakiyal veya lumbosakral pleksit: Koltuk altında bulunan brakiyal pleksus kola ve ele giden sinirleri içerdiğinden, bu bölgedeki bir enflamasyona brakiyal pleksit denir ve kol(lar)da güçsüzlük ve ağrıya neden olur. Karında görülen türüne ise lumbosakral pleksit denir ve bacaklarda ağrı ve güçsüzlük yapar. Bunlar genellikle hastalığın akut döneminden sonra iyileşebilir.

f) Monoklonal gamopatilerle ilişkili nöropatiler: Kemik iliği veya lenfoid organlardaki plazma hücreleri ya da B hücrelerinin tek klonları, iyi veya kötü huylu tümörler oluşturmak ve antikor salgılamak üzere genişler. Antikorlar bazı durumlarda sinir bileşenleriyle reaksiyona girer, bazılarında ise, antikor parçalarından amiloid birikintileri oluşur.

3. Tümör veya neoplazm ile ilişkili nöropatiler: Çeşitli türleri vardır. Tümörün dolaylı etkisiyle sinirlerin etkilenmesine paraneoplastik nöropati denir. Akciğer kanseriyle ilgili duyusal nöropati, multipl myeloma ile ilişkili nöropati, kronik lenfositik lösemi, B hücresi lenfoma bu gruba girer.

4. Amiloidoz ile ilişkili nöropati: Amiloid maddesinin periferik sinirlerde birikerek sinirin işlevini yerine getirmesini engellemesiyle oluşan hastalığa amiloidoz adı verilir. Primer tipinde, birikintiler monoklonal antikor parçaları içerir. Kalıtsal amiloidoz ise mutasyona uğramış bir protein içerir.

5. Enfeksiyonun neden olduğu nöropatiler: Periferik nöropatiye neden olabilen viruslardan HIV-1 de (AIDS etkeni) yavaş ilerleyen duyusal nöropati, Cytomegalovirus ta hızlı ilerleyen paralitik nöropati, herpes Zoster ve Poliovirus ta (çocuk felci etkeni) motor nöropati söz konusudur. Hepatit B ve C de de bazen vaskülitik nöropati gelişebilir.

6. Besinsel dengesizliğe bağlı nöropatiler: B1, B6, B12 ve E vitamini eksikliklerinde periferik sinir aksonlarının dejenerasyonuyla polinöropati gelişir. Bu duruma, zayıf bir diyet veya besin öğelerinin mide-barsak sisteminden emiliminin yetersizliği neden olabilir. B6 vitaminin aşırı dozları da aynı tabloya yol açabilir. Özellikle B12 vitamininin eksikliğine bağlı olarak periferik nöropatinin yanı sıra optik nöropati, miyelopati, ve demans (bunama) gelişmesi de söz konusu olabilir. Ancak sık kullanılan testlerin bu maddenin serum düzeyini ölçmekte yeterince duyarlı olmadığının ve. B12 enjeksiyonlarının nörolojik eksiklikleri iyileştirmekte değil, daha kötüye gitmesini engellemekte yarar sağladığının bilinmesinde yarar vardır.

7. Böbrek hastalığında nöropati: Kronik böbrek hastalığında, periferik sinir aksonlarının dejenere olması sonucunda genellikle duyusal nöropati gelişir.

8. Hipotiroidi nöropatisi: Bazen hipotiroidizmde aksonların dejenerasyonuna bağlı ağrılı duyusal polinöropati görülür. Periferik sinirlerin şişmiş dokular tarafından sıkıştırılması sonucunda mononöropati veya mononöropati multipleks de oluşabilir.

9. Alkol ve toksinlere bağlı nöropati: Alkol, sinirlere doğrudan toksik etki gösterir ve suistimali nöropatinin başlıca nedenlerinden biridir. Genetik yatkınlığın da katkısı olduğuna inanılmakla birlikte, B kompleks vitaminlerinin eksikliğinin de alkolün doğrudan toksisitesi ile ilişkisi bulunmaktadır. Erken dönemde başlıca yakınmalar ayakta simetrik olarak duyu azalmasına bağlı belirtiler; ağrı kramp benzeri, yanma şeklinde, veya bıçak saplanıyor tarzda olabilir. Duyusal belirtiler uçlardan yukarıya doğru (ağır olgularda ellere kadar) yükselebilir. Nöropatinin şiddeti, kan tablosu bozuklukları ve karaciğer hastalıkları ile ilişki gösterir.

Diğer bazı toksinler de nöropatiye yol açabilir. Kurşun zehirlenmesinde motor nöropati, arsenik veya civa zehirlenmesinde duyusal nöropati, talyum zehirlenmesinde ise duyusal ve otonomik nöropati gelişir. Çeşitli organik çözücüler ve böcek öldürücüler de polinöropati nedenidir.

10. İlaçlara bağlı nöropatiler: Nöropatiye neden olabilen ilaçlar arasında kanser tedavisinde kullanılan vinkristin ve sisplatin, böbrek hastalıklarında kullanılan nitrofurantoin, kalpte ritm bozukluklarında kullanılan amiodaron, alkolizm tedavisinde kullanılan disulfiram, AIDS tedavisinde kullanılan ddI ve ddc ile lepra (cüzzam) tedavisinde kullanılan dapson sayılabilir. Daha az olmakla birlikte statin türevi kolesterol düşürücü ilaçlarla da bildirilmektedir. Bu nöropati karakteristik olarak vücudun uç bölgelerinde, aksonal, sensorimotor türdedir.

11. Travma veya sıkışmaya bağlı nöropatiler: Dıştan gelen bir basınç etkisiyle veya tendon ya da diğer dokuların sinirleri sıkıştırması sonucunda da bölgesel nöropatiler gelişebilir. Bunların en iyi bilinenleri bilekteki sıkışmaya bağlı Carpal Tunnel sendromu ile boyun ya da bel radikulopatileridir (siyatik). Sık rastlanan diğer alanlar arasında dirsekler, koltuk altları ve dizin arkası sayılabilir.

12. İdiyopatik (nedeni bilinemeyen) nöropatiler: Periferik nöropati olgularının sadece % 25 inde asıl neden bulunabilmiştir. Nedeni bulunmayanlarda nöropati belirtiye göre duyusal, motor, veya sensorimotor şeklinde sınıflandırılır. Kronik idiyopatik aksonal nöropati kararlı ve yavaş ilerleyen, büyük olasılıkla yaşla ilgili ağrısız bir hastalık olup, duyusaldır ve süreye bağlıdır. Sıcaklık duyumu yoktur, yanma ve iğnelenme baskındır. Tanıyı kanıtlamak için cilt biyopsisi gerekebilir. İzlem sırasında komplikasyonların önlenmesine yönelik destek ve sık sık klinik muayene dışında ileri ve pahalı testlere gerek yoktur.

B. Kalıtsal nöropatiler:

Kuşaktan kuşağa aktarılan genetik anomalilerin neden olduğu nöropatilerdir. Bunların çoğunda genetik kusur bilinmektedir ve tanı ve doğum öncesi taramalarla ilgili testler yapılabilmektedir.

Charcot-Marie Tooth hastalığı: (CMT) Kalıtsal duyu ve motor nöropatilere verilen genel bir isimdir. Tip 1 de miyelin kılıfların demiyelinizasyonu veya parçalanması söz konusu olup alt türleri de bulunmaktadır. X türü, bir proteini kodlayan gende oluşan bir mutasyona bağlı olup sadece erkekleri etkilemektedir.

Ailesel amiloidotik nöropati: En sık rastlanan belirtileri ağrı, duyu kaybı ve otonomik işlevlerin bozulmasıdır. Transtiretin isimli proteinde oluşan bir mutasyonla ortaya çıkar, protein amiloid şeklinde periferik sinirlerde birikir.

Diğer kalıtsal nöropatiler: Kalıtsal porfiria ve genetik kusurun tam tanımlanamadığı çeşitli nöropatiler de söz konusudur.

VUCUDUMDAKİ YANMA İLE İLGİLİ

MERHABA, BAHSETMİŞ OLDUĞUNUZ RAHATSIZLIKTAN AYNISI BENDE DE MEVCUT. YAKLAŞIK OLARAK 15-20 SENEDİR BU RAHATSIZLIĞI ÇEKİYORUM. KAN TAHLİLİ, TROİDLER VE EMG HER TÜRLÜ TETKİLLERİ YAPTIRDIM. HİÇ BİR ŞEY ÇIKMIYOR SİZİNDE DEDİĞİNİZ GİBİ SONUÇ OLARAK PSİKİYATRİYE GÖNDERİYORLAR. ONLARINDA VERDİKLERİ İLAÇLAR BELLİ. BEYNİ UYUŞTURAN İNSANI MAFEDEN İLAÇLAR. SANKİ AKIL HASTASISIN GİBİ HAYATIN BİTİYOR. BEN GEÇEN SENE TÜM TAHLİLLERİMİ ÖZEL HASTANEDE YAPTIRDIM VE SON OLARAK REGAPEG DİYE BİR İLAÇ VERDİ DOKTOR 25 MG, 75 VE 150 MG. KADEMELİ OLARAK KULLANMAMI SÖYLEDİ. ÖNCESİNDE 1 HAFTA AKŞAM SONRA SABAH AKŞAM SONRASINDA SABAH 1 AKŞAM 2 SON OLARAK SABAH 2 AKŞAM 2, BU BİTİNCE 75 MG GEÇİŞ. BEN GEÇEN SENE 2 HAFTA KULLANDIM AÇIKÇASI ÇOKTA İYİ GELDİ AMA AKŞAK 2 SABAH 2 YE GEÇTİĞİMDE İLAÇ YOK SERSEMLETTİ BÜNYEM KALDIRMADI. İLAÇI İÇTİKTEN SONRA SANKİ İÇKİ İÇMİŞİM GİBİ OLUYOR VE KAFAM BÖYLE LEYLA GİBİ OLUYOR. AMA GEL GELELİM EL, AYAK VE VUCUDUMDAKİ AĞRILAR VE ELLERİMDE VUCUDUMDAKİ TİTREMELER GEÇTİ. ACABA DİYORUM GERÇEKTEN DAYANMAKMI GEREKİYOR VE DÜŞÜK DOZDAMI ALMAK GEREKİYOR. SİZİN BİR ÖNERİNİZ VARMIDIR. LÜFTEN YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ. YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.

ABİ VUCUDUNDAKİ YAN GIYI

ABİ VUCUDUNDAKİ YAN GIYI GECİRE BİLDİNMİ YA BİZE CEVAP VERİRSEN SEVİNİRİM BABAMDADA 15 SENEDİR CEKİYOR BU RAHATZİZLİGİ CARESİNİ BULDUYSAN BİZEDE SOYLE ALLAH RIZASI İCİN

Ayni sorunlar babamda da var.

Ayni sorunlar babamda da var. bana ulasir misiniz

Poloneuropatie

bende 7 Aydan berri poloneuropatie var ve seker hastasiyim siddetli agrilarim yuzunden yatmamiyorum hayatim alt ust oldu nasil iglesirim yardim istiyorum doktorlara gittim bana morfine ilaclari verip duruyorlar gucumde yok halsizim surekli yorgunum lutfen yardim edin bu agrilarimdan nasil kurtulabilirim .

Sayın Derya Deniz

Sayın Derya Deniz doktorunuzun ve ilacınızın ismini mail atarsanız çok sevinirim.Teşekkürler.

ilaç adı

derya deniz bahsettiğin mucize ilacın adını vermen mümkün değil mi?

Derya deniz lütfen dr ve

Derya deniz lütfen dr ve ilaç ismi. Bu ağrıyla yaşamak çok zor.

Deniz hanım iyi günler, Size

Deniz hanım iyi günler,

Size bu ilacın yazan doktorun adın veya ilacın ismini verebilirmisiniz;

Merhaba deniz hanım, bana da

Merhaba deniz hanım, bana da şu mucize ilacın adını yazar mısınız?

İdiyopatik nöropati

Merhaba,

Kuzenimde de aynı rahatsızlık var. Konunun uzmanı doktor ve hastane önerilerinizi almak çok isterim. Ayrıca müceze ilaç nedir? Bilgi verebilir misiniz?

Şimdiden çok teşekkürler.

Lütfen ilaç ve doktor adını

Lütfen ilaç ve doktor adını MAİL atarsan sevinirim.

Yardım

Bana da Lütfen ilaç ve doktor adını MAİL atarsan sevinirim.

ozmn

Merhba deniz hanım, bana da şu mucize ilacın adını ve doktoru yazarmısınız lütfen

DERYA DENİZ KARDEŞİM AYNI

DERYA DENİZ KARDEŞİM AYNI SIKINTILAR BENDEDE VAR.MÜMKÜNSE İLACIN ADINI VERİRMİSİN BELKİ BİZDE ŞİFA BULURUZ.

nöropatik ağrı

derya deniz kardeşim.. benim uyuşma ile başlayan şikayetlerim.Her iki bacağımdada acıya dönüştü Antalyada gitmediğim prof.kalmadı nörolog,ortopedi,fizik tedavi vb.hepside tedavide antidepresanlara yapışıp kaldı.Hayatımda huzur diye bişey kalmadı.Şu senin ilacın adını mümkünse öğrenmek isterim.Saygılar..

nöröpatik ağrıda mucize

nöröpatik ağrıda mucize ilacın adı nedir

nöropatik

Merhaba Deniz hanım;

Araştırma yaparken sitede yazınızı okudum ve bu konu hakkında sizden bilgi rica ediyorum.
Benimde annemin belirtiğiniz şikayetleri mevcut tüm vücudunu kaplayan yanma mevcut yapılan kan tahlilleri temiz en son nöropatik olabileceği söylenildi ama kullanılan ilaçlar bu şikayetini azaltmadı sizin belirtmiş olduğunuz ve iyi gelen ilacınızın ismini öğrenmek istedim geri dönüş yaparsanız çok memnun olacağım.
sevgiler

nöropatik ağrı Problemi ACİL

Derya hanım merhabalar..

Benimde acil olarak yardıma ihtiyacım var.Babam da nöropatik ağrı sorunu yaşıyor. Bahsettiğiniz doktorla tanışmak isteriz.Bilgi verirseniz sevinirim.

nöropatik ağrı ACİL

Derya hanım merhabalar..

Benimde acil olarak yardıma ihtiyacım var.Babam da nöropatik ağrı sorunu yaşıyor. Bahsettiğiniz doktorla tanışmak isteriz.Bilgi verirseniz sevinirim.

polinöropati...

sayın derya hn belirttiğiniz bulgular benim sevgili babacığımda da aynısı olarak başgösterdi gitmediğimiz doktor kalmadı bazı tedaviler uygulandı ama işe yaramadı ..bahsettiğiniz sizi iyileştiren ilacın adını ve gittiğiniz dr bize de söylerseniz bizde duacınız oluruz..

ağrı

ben de uzuuuun zamandır nöropatik agrı çekiyorum.kullandığınız ilaçları yazar mısınız lütfen.

nedeni biilinmeyen polinöröpati

sayın derya deniz.benim babamda iki yıldır ayak ve bacaklarda geçmeyen ağrılar bulunmaktadır yapılan tetkiklerde nedeni bilinmeyen polinöröpati dediler BT, ve kan sonuçlarında bir şey çıkmadı sadece koltuk altında lenf nodu var lenfoma acısından değerlendirdiler biyopsi gerek duymadılar,gizli lenfoma olamaz dediler.ilaç olarak cymbalto, başladılar tansiyonu çıkınca kesip lyrica geçtiler fayda etmedi iki yıldır gitmiş olduğumuz doktorlardan sonuç elde edemedik zaman zaman ayktaki ağrılar şiddetli olup yere basmakta zorlanıyor en son ağrı polikliniği ne yönlendirdiler gitmiş olduğunuz doktoru bize bildirseniz seviniriz

Derya hanım

Derya hanım merhabalar..

Bizimde acil olarak yardıma ihtiyacımız var.Yiğenim 19 yaşında ve sinire denk gelen bir iğne sonucu ciddi ağrılar çekiyor.Bahsettiğiniz doktorla tanışmak isteriz.Bilgi verirseniz sevinirim.

NÖROPATİK AĞRI

Merhaba DERYA DENİZ,

Yazınızı okudum, ayağınızın altında yanma hissinde bir ağrı söz konusuymuş,

Benim size bir sorum olucak beni aydınlatırsanız çok sevinirim,

Trafik kazası sonucu omurilik zedelenmesi sonucunda yıllarca süren ayak ağrısı var
yanma halinde altından itibaren. sürekli ağır ilaç kullanımı yapmak istemiyoruz.

bunun bir çaresi vardır diye düşünüyorum ve araştırıyorum.

Sizin doktorunuzu öğrenebilir miyim?

Bana yardımcı olursanız çok ama çok sevinirim...

Saygılar,

merhabalar derya

merhabalar derya deniz.benimde sizinle aynı şikayetlerim var tam 6yıldır.artık kafayı yemek üzereyim.gitmediğim doktor kalmadı.en son psikiyatriste yönlendirdiler.5aydır psikiyatriste gidiyorum 4ilaç değiştirdi,hiçbirisi işe yaramadı.siz ne kullanıyorsunuz acaba?eşekten düşenin halinden eşekten düş anlarmış.halimden anlayacağınızı ümit ederek yardımınızı bekliyorum.saygılarımla

Noropatik ağrı

DERYA DENİZ kardeşim ben istanbul Çapada Seninkilerin aynısı şikayetlerle tedavi oluyorum ama sonuç yok Allah rızası için seni iyi eden ilacın adını yaz da belki doktoruma öneririm de bir de onu yazdırıp deneriz Umudum kalmadı artık

merhaba, ben de tedavi olmak

merhaba, ben de tedavi olmak istiyorum artik. Agrilarim artti. Ilk basta 1 sene kol kaslarimda yanma agri oldu. Simdi ayak altlarimda yanma gozlerde yandema ve agri var. kan ve idrar testi yapip goN

Doktor adi

Ayni rahatsizlik bende de var .Doktorun adini bildirirseniz cok sevinirim..Saygilar..

periferiknöropati

14 yıl önce sağ bileğim cam ile kesildi sinirlerim zedelendi sadece parmağımda uyusma vardı zaman içerisin sağ bedenimin tümünde uyusma karıncılaşma dokundugumda fazladıyla hassasiyet ve dokundugum yerde gıdıklanma hissi gün içerisinee bu şikayetler mevcut bana yardımcı olur musunuz

sag bılekteki damara atilan

sag bılekteki damara atilan dikis hala duruyor sorun olur mu hareket halınde gergide kaliyor

BOĞAZMDA DAYANILMAZ AGRI

BURUNBOGAZCI SES TELLERİ İLTİHABI TEŞHİSİ KOYDU.AĞRLARIM GEÇMEDİ.NÖROLOİJİ DOKTORU NÖROPATİK NEVRALJİ TEŞHİSİ KOYDU. TEGRATOL VERDİ . RAHATLADIM. BUHASTALIKTAN TEDAVİ OLAN VARSA TAVSİYELERİNİ BEKLİYORUM. ERDEM.

benzer bulgular

merhaba;sayfadaki açıklamaları ve yorumları uzun uzun okudum.Almanyada yaşıyorum.Beni daha önceleri ayda bir sefer 10 gün kadar yatağa bağlayan dayanılmaz ağrılara sebeb olan bir hastalığpım var.Ayak tabanlarımda yanmayla başlıyor ve bütün vücudumu saran bir ağrı.Geceleri daha şiddetli oluyor ve uyuyamıyorum.Ayağa kalkıp gün içi faaliyetlerimi yapamıyorum.Doktora gittiğimde tam kan testi yapıyorlar.Adet döneminin uzun sürmesi ve miyonlarımın olmasından dolayı kandaki demir oranından şüphelendik ve ameliyat olup rahmi aldırdım.Fakat artık daha şiddetli ve 3 aydır doğru dürüst yataktan doğrulamaz hale geldim.Takatim yok.Akciğer filmi ve kalp ekg si çektirdim bişey çıkmadı.Fakat bel fıtığı hastasıyım ve doktorları söylediğine göre ileri seviyede bir durum sinirleri sıkıştırıyor dendi bana.Almanyada maalesef tedavi çok zor.Doktorlar ilgili değil.Yaşamaktan soğudum.Tedavi olmak istiyorum lütfen belirtiler tutmakta Türkiyeye gelip tedavi olmak istiyorum.Bana yardımcı olurmusunuz?

polinöropati

ben polinöropati hastasıyım. ivig tedavisi gördüm ellerim ve ayaklarım %4 guçlenmişti fizik tedavisi uyguladım 1 yıldan sonra EMG yapıldı kaslar da lifler çıktı öle durdu. gücümün kendimi idare edebilecek şekilde geri gelmesini istiyorum bana yarım edebilir misiniz ?

NÖROPATİK AĞRI

Mrehaba, ve herkese gaçmiş olsun,

2011 senesinde boynumdan omurilik kanal darlığı ameliyatı oldum. ameliyatımı yapan doktor izmirden Mehmet zileli , ameliyat minimum ağrı ile girdim fakat dayanılmaz ağrılarla ameliyattan çıktım. yanma , batma , derin sızlama beni yaşamdan soğuttu, ameliyat sonrası çekilen emar filminde basıların tam kalkmadığını söyleyerek ikinci bir ameliyat olmanda fayda var deyip 2. bir ameliyat yaptı 10 ay önce , ne ağrılarım geçti ne sıkıntılarım, sadece tekrar 10.000 tl paramı aldı. netice itibarı ile çok perişan vaziyetteyim , bütün vucudum yanıyor , sızlıyor , her trafıma iğneler batıyor. bunun bir çaresi yokmudur, ? bilen lütfen Allah rızası için yardımcı olsun.

Büyük hastanelerde ağrı

Büyük hastanelerde ağrı merkezleri var. Ağrı üzerine uzmanlaşmış doktorların farklı tedavi seçenekleri oluyor. Babam çok yararlandı.
Geçmiş olsun

siddetli agrilarim

mrh.5 yldir siddetli agrilarim var.son bir yildir dayanamiyorum.neredeyse butun her yerim agriyor.Agri,yanma,batma,karincalanma,bas donmesi(her zaman degil)sizilama,kasinti,uyusukluk ,hareket kisitliligi,ciltte kuruluk,cene bas agrisi sorunlarim var.Dokdorlar bir turlu kesin tani koyamiyorlar.Hayatim zehir oluyor.Bazen boyle yasamak istemiyorum.ilac kullaniyorum %10-15 faydali oluyor.Yardimci olursaniz memnun olurum.tsk.

Ameliyat sonrası geçmeyen ağrılar.

Merhabalar, 26.01.2012 tarihinde özel bir hastanede lazer yöntemiyle bel fıtığı ameliyatı oldum. Ameliyat esnasında,(işlem başlayıp bitene kadar) 5 kez ciddi şekilde ağrı,acı ve yüksek ısı hissedip bağırdığımdan dolayı işlem durdurulup tekrar başlatıldı ama her seferinde bu sıkıntıları yaşadım. İşlem esnasında doktora neden böyle olduğunu sorduğumda; sinire değdim o nedenle oluyor dedi ve yapmak istediği ne ise o bitene kadar devam etti. Ameliyat günü ve ertesi gün bel bölgemde ve sağ bacağımda ciddi ağrılar oldu, taburcu olurken sağ bacağımdaki ağrı yoktu. Ameliyattan 3 gün sonra sağ bacağımda tekrar ciddi ağrılar, içten içe sızılar, ani ısınma, sürekli üşüme (sıcak su torbası koyduk ama yine de ısıtamadık) böcek ısırması, sağ ayak parmaklarında çekme,elektrik çarpması,çimdik atma, oturamama, ayakta duramama gibi şikayetler yaşadım. Tabi bel bölgemde ciddi şekilde ağrıyordu. Bu durum doktora anlatıldı doktor nöropen isimli ilacı verdi, ama midemde bulantı,aşırı iştah açma ve aşırı sinir gibi etkilerin haricinde bu ilaç bana fayda sağlamadı. Mart 2012'de başka bir doktora gidildi,EMG istendi. EMG sonucunda Akut Dönemde kök lezyonda sinir hasarı tespit edilmiş. (Tabi ben birşey anlamadım) Bu durum ameliyat yapan doktora gösterildiğinde, doktor EMG sonucu yanıltıcı olabilir,buna dayanarak tespit yapmak zordur dedi. Tekrar lazerle veya (lazer istemeyince zaten lazer yeni denediğimiz bir yöntem başka yöntemlerde var) diğer yöntemlerle ameliyat edelim dedi. Zaten ameliyatı ilk kontrolde de söylemişti. Ben birkaç doktora daha gittim kimi ameliyat olma boşa olursun, kimide ol dedi. 7 ay bu şekilde ağrılı bir biçimde çekilmez bir hayat yaşadım ve artık dayanamıyarak ve doktorun bu sıkıntıları geçireceği yönündeki sözleri doğrultusunda tekrar aynı doktora ağustos 2012 de ameliyat oldum. (Çünkü o bölgede bir baskı olduğunu ve baskıyı azaltıp, disk çıkarıp yerine tifit ya da pifit tam hatırlamıyorum yastık görevi yapan bir malzeme koyarak beni bu ağrılardan kurtaracağını söylemişti) ama öyle olmadı ameliyat sonrası geldiğinde aynı şikayetlerin devam ettiğini öğrenince mr istedi ve biraz baskı kalmış nöropenle devam edelim deyip 4 gün sonra taburcu etti. Dikiş almak için gidilen ilk kontrolde ağrıların geçmediği bilakis arttığı aktarıldı. Ve doktor ben sizin durumunuzu anlamıyorum, benim yaptığım ameliyatla sizin ağrılarınızın bir alakası yok deyip bizi kendimizle baş başa bıraktı. Çözüm arıyorum, bu sinir hasarı nedir? Kimse net bir şey söylemiyor. Doktor doktor gezmeye, maddiyatım elverdiği ve şartlar uygun olduğu müddetçe devam ediyorum. Yardımcı olacak birileri varsa çok sevinirim, teşekkürler.

periferik nöropati

PERİFERİK NÖROPATİ HASTASIYIM TEDAVİ OLMAK ISTIYORUM YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM GAZİANTEP .

mrhb cmt hastasıyım bu

mrhb cmt hastasıyım bu hastalık adı altında tedavi merkezleri varmı bana yardımcı olurmusunuz lütfen

nörapati ağrı

merhaba bende tekrarlayan nörapati hastalığı var 2 yıldan beri olmuyordu şuan 3 aylık bir çocuğum var emziriyorum ve ağrım var ve bu gözüme vurdu ve şaşılık başladı ne yapmalıyım ne olur cevap verin çok zor durumdayım

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <center> <big> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <font> <img> <b> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar