Sütteki antibiyotiği test edebilirsiniz

''Sütte kanser tehlikesi'' iddiaları ile gündeme gelen sütteki antibiyotik, bir test kitiyle 3 ile 10 dakika arasında değişen sürelerde kontrol edilebiliyor.

Sütün her zaman insan sağlığı için faydaları ile gündeme gelmesini istediklerini ancak son günlerde sütte antibiyotik ve aflatoksin tartışmaları yapıldığını belirten Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Edip Yıldız, insanlar gibi hayvanların da hastalanabildiğini, veteriner hekimlerin muayene sonucunda bazı antibiyotik tedavileri uygulayabildiğini belirtti.

MHRS Hastane Randevusu Almak İçin Tıklayınız!

TC. Kimlik numarası ve şifre ile giriş yapılarak Türkiye'deki tüm devlet hastanelerinden muayene randevunuzu bu sistem üzerinden alabilirsiniz.

> MHRS Hastane Randevusu Almak İçin Tıklayınız!

MHRS randevu sistemi sağlık bakanlığınca faaliyete geçirilen online merkezi hastane randevu sistemidir.

Detaylı bilgi için:

İnatçı ağrıların nedeni fibromiyalji olabilir

Boyun, omuz, göğüs, sırt bölgesi, kollar, bacaklar… Sebebi bulunamayan, neredeyse tüm vücudu dolaşan, ruhsal gerilimle artan ve bir türlü geçmeyen ağrıların altındaki neden fibromiyalji olabilir.

Sürekliliği olan ve gezici ağrılar şeklinde kendini gösteren fibromiyalji, özellikle stres durumlarında ortaya çıkıyor. Bu yönüyle maskeli depresyon ve somatizasyon bozukluğu ile çok karıştırılan stres romatizması, mide ve bağırsak problemlerine de yol açabiliyor.

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, ‘stres romatizması’ da denilen fibromiyalji tedavisinde ağrı kesicilerin yanı sıra antidepresana da ihtiyaç duyulabildiğini söylüyor.

Hepatit B hızla artıyor

Kronik Hepatit B, yaklaşık 400 milyon vaka sayısıyla dünyanın en yaygın enfeksiyonlarından biri.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği'nin düzenlediği 15. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Kongresi (KLİMİK 2011) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sıla Akhan, hepatitin ışık mikroskobuyla görülemeyecek kadar küçük mikroorganizmaların oluşturduğu karaciğerin yaygın iltihabi hastalığı olduğunu hatırlattı.

4 önemli kan tahlili

KAN analizleri sağlık risklerinin takibinde birer altın anahtar gibidir.

Biz doktorlar kanserden şekere, Hepatit’den romatizmaya birçok hastalığın teşhisini bu basit, ucuz ve kolay testlerle koyar, takiplerde de bu testlerden faydalanırız. Kullandığımız testlerin sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle orta yaş dönemindeki sağlık riski taramalarının çoğu bu testlere dayanıyor. Burada çok önemli iki nokta var: Bir, testlerin doğru ve güvenli yerlerde yapılması ve her aşamada standartlara uyulması, iki, testleri isteyen ve yorumlayan hekimin deneyimli ve dikkatli olması. Bu yazıda son yıllarda sık konuşulan ve kullanılan dört ayrı test grubu hakkında sizi bilgilendirmeyi amaçladım. İşte o testler...

KALP DAMAR HASTALIĞI: Küçük ve yoğun LDL

Diş eti hastalıklarında erken tedavi şart!


En yaygın hastalıklardan biri olmasına rağmen, ülkemizde ve dünyada yeterince tanınmayan dişeti hastalıkları son derece kolay tedavi edilebiliyor.

Ancak dişlerimize yeterince özen göstermediğimiz için bu sorunlar hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor.

Genetik olarak da aileden geçiş gösterebilen dişeti hastalıkları, erken yaşta diş kaybına neden olabiliyor. Bu yüzden dişeti hastalığı olan kişilerin mutlaka düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmaları gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Alper Çıldır, diş ve dişeti hastalıkları ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Yeni Key Ödemeleri Listesi İçin Tıklayınız!

KEY hak sahiplerinin, yeni listeyi görmek için aşağıdaki adresten sorgulama yaptıktan sonra Ziraat Bankası'na başvurmaları gerekiyor:

-> Key Ödemesi Sorgulaması Yapmak İçin Tıklayınız! <-

Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının tasfiyesine ilişkin kanun çerçevesinde, yeni liste, bugünkü Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Liste uyarınca, 133 bin 903 kişiye, faiz dahil toplam 43 milyon 926,4 bin lira ödenecek.

Ziraat Bankası, ödemelere bugün başladı.

İsminiz yoksa...

Tasfiye Halindeki Emlak Bankasının Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, bunun bir ara ödeme olduğunu, yaklaşık 500 bin kişiye ilişkin yanlış bilgileri içeren son liste üzerinde çalışmalar sürdüğünü söyledi.

e-Pasaport Randevu Talebi İçin Tıklayınız!

e-Pasaport randevu alma işlemlerinizi aşağıdaki adresten yapabilirsiniz:

-> e-Pasaport Randevu Talebi İçin Tıklayınız! <-

e-Pasaport başvurularınızı Türkiye'de 81 il ve 287 İlçe Emniyet Müdürlüğüne, yurt dışında ise bağlı bulunduğunuz dış temsilciliğimize yapabilirsiniz.

E-pasaportların yürürlüğe girmesiyle birlikte eski tip pasaportlarla seyahat imkanı 24 Kasım 2015 tarihinde sona erecektir. Eski tip pasaportu geçerli olan vatandaşlarımız geçerlilik süresi içinde ve her halükarda 24 Kasım 2015 tarihine kadar bu pasaportlarını kullanabilecektir.

Eski tip pasaportlarla ilgili tüm işlemler yurt içinde 31 Ocak 2011'de; yurtdışı temsilciliklerimizde ise 31 Aralık 2010'da sona ermiştir.

e-Pasaport randevu alma işlemlerinizi 21 Şubat 2011 itibariyle sadece internet aracılığıyla aşağıdaki adresten yapabilirsiniz:

Türk Bilim İnsanı Şeker Hastalığına Umut oldu!

Harvard Üniversitesinde 10 kişilik ekibiyle kendi laboratuvarında şişmanlık ve diyabetin moleküler ve genetik mekanizmaları üzerinde çalışan 33 yaşındaki Asistan Prof. Dr. Umut Özcan, dünyanın en önemli bilim dergilerinden Nature Medicine'de yayımlanan yeni çalışmalarında, hem obez ve tip 2 diyabetli, hem de tip 1 diyabetli farelerin karaciğerlerinde 'XBP1' genini genetik bir yöntem ile artırdıklarında, kan şekerlerinin normale döndüğünü gördüklerini belirtti.

Özcan, dünyanın en önemli bilim dergilerinden Nature Medicine'de 13 Şubatta yayımlanan çalışması hakkında bilgi vererek, önceden yaptığı çalışmalarda şişmanlıkta artan endoplazmik retikulum stresinin diyabete (şeker hastalığı) neden olduğunu gösterdiğini anımsattı.

Alkol aldıktan sonra mide bulantısı ve baş ağrısı

Alkol aldıktan sonraki gün kendini gösteren yan etkiler alkol kullanan hemen herkesin şikayetidir. Baş ağrısı, yorgunluk, mide bulantısı, halsizlik, ufak çapta bir depresyon, susuzluk…

Eğer siz de içki içtiğiniz gecenin ertesi gününde bu etkileri yaşıyorsanız aşağıdaki uyarıları dikkate almalısınız!

Birinci seviyede durabilin

Bu içki sonrası değil, içki esnasında alınacak bir önlem. Yurtdışında yapılan bir araştırma sarhoşluğun 5 tane seviyesi olduğunu göstermiş. Birinci seviyede kendimizi oldukça iyi ve rahatlamış hissedermişiz. Birinci seviyenin ölçüleri de 100 ml kanda 50 mg alkole denk geliyormuş; yani ortalama 60 kilo olan bir kadının 3 kadeh şarap veya 3 bardak votka içmesine eşitmiş. Birinci seviyeden sonra içilen 3 bardak daha içki, ikinci seviyeye geçmemize neden oluyor. İkinci seviyenin belirtileri ise konuşmada bozulmalar ve karar mekanizmamının hakimiyetimizden çıkması… Üç kadeh daha içilen içki, üçüncü seviyeye, yani sersemlememize; ek olarak alınan 300 gr alkol ise dördüncü seviyeye, yani vücudumuzun alkolle başa çıkamamasına neden oluyormuş. Beşinci seviyeyi düşünün artık… Dolayısıyla bu seviyelerin bilincinde olup, her zaman birinci seviyede kalarak içkinin de tadını çıkarmayı aklınızdan çıkarmayın!

Kan şekerinizi yükseltin

Alkol zehirlenmesi ve alkol komasının belirtileri nelerdir?

Aşırı alkol alımı sonucunda bilincin önemli ölçüde yitirilmesiyle ortaya çıkan alkol zehirlenmesi ve alkol koması acil tedavi gerektiren bir durumdur. Alkol zehirlenmesinin ilk aşamasındaki kişi yalnız bırakılmamalı ve otomobil kullanması engellenmelidir. Hastanın bilinci açıksa kusması sağlanarak henüz midede emilmemiş alkolün vücuttan atılması sağlanabilir.

Alkol, merkez sinir sistemini etkilediğinden kandaki alkol miktarı arttıkça kişinin bilinci zayıflar, refleksleri yavaşlar, yürümede güçlük çekilir, konuşma peltekleşir, hareketler denetimden çıkar, uykuya eğilim ve sonunda koma meydana gelir. Hastanın nefesi yoğun şekilde alkol kokar, solunumu geniş ve derin, nabız düzensiz olabilir. Gözler kanlı, yüz kızarık ve terlidir. Hasta kusabilir ve bilinci açık olmadığından kusmuğu nefes borusuna kaçabilir.

Bu 10 mantar öldürüyor!

Türkiye genelinde tespit edilen yaklaşık 2 bin 400 mantar türünden 100’ünün zehirli, 10’unun ise öldürücü etkiye sahip olduğu belirlendi.

Muğla Üniversitesi Mantar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Işıloğlu, AA Muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yağmurla birlikte doğadaki varlıkları dikkat çeken mantarlardan her yıl çok sayıda kişinin zehirlenerek yaşamını yitirdiğini söyledi.

Mantarların zehirli olup olmadığını anlamanın oldukça güç olduğunu aktaran Işıloğlu, 25 yıldan bu yana Türkiye’deki mantar türleri hakkında araştırmalar yaptığını hatırlatarak, "Yapılan araştırmalarda Türkiye genelinde 2 bin 400 civarında mantar türü ortaya çıkarıldı. Bunlardan 100’ü zehirli olarak bilinmektedir. Bu 100 zehirli mantardan 10’u ise öldürücü etkisi bulunan zehirlere sahip mantarlardır" diye konuştu.

Obeziteye karşı savaş açıldı

Sağlık Bakanlığı, obezite ile savaşa üniversite gençlerini de dahil ediyor. Bakanlık üniversite öğrencileri arasında 'Obezitenin Önlenmesi ve Fiziksel Aktivitenin Teşviki' konulu reklam yarışması düzenliyor.

Sağlık Bakanlığı, üniversite öğrencilerinde, günümüzün en büyük sağlık problemlerinden biri olan obeziteye karşı bilinç oluşturarak, farkındalık amacıyla 'Obezitenin Önlenmesi ve Fiziksel Aktivitenin Teşviki' konulu reklam yarışması düzenliyor.

Yarışma ile obezitenin ve hareketsiz yaşamın getirdiği sakıncaların, mesajlarda çok fazla korku öğeleri vermeden, eğlenceli bir şekilde anlatılması ve toplumu fiziksel aktiviteye teşvik etmek hedefleniyor.

Yarışmada, reklam ajansı başına birinciye 3 bin TL, ikinciye 2 bin TL ve üçüncüye bin TL ödül verilecek. Son teslim tarihi 15 Şubat 2011 olan yarışmada; beğenilen reklam çalışmalarından 10 tanesi, daha sonra belirlenecek bir tarihte Sağlık Bakanlığı'nda seçici kurula sunum yapacak.

MS hastalığı gittikçe artıyor!

Hastalığın nedeni yok. Ataklar halinde yaşanıyor, bazen ataklar 1, 2 yıl içinde tekrarlayabiliyor. Tam geçti dediğiniz noktada mesela bir 10 yıl sonra yeni bir atakla aslında hiç gitmediğini gösteriyor. Bu hastalık gittikçe artan MS hastalığı. Gençleri etkileyen bu hastalık, hiçbir zaman tamamen yok edilemiyor ancak etkileri azaltılabiliyor.

Merkezi sinir sistemi yapılarını etkileyen hastalığa 20 ile 40 yaş arasındaki kişilerde sık rastlanıyor. Hastalık neden ortaya çıkıyor, hastalığın belirtileri neler ve hastalıktan korunma yollarını konunun uzmanlarından Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Aksel Siva'ya sorduk:

- MS hastalığı nedir, hangi yaş aralığında görülür?

Evde diyaliz yaygınlaşacak

Böbrek hastalarına uygulanan hemodiyaliz artık evde de yapılabiliyor. Uygulamanın kime sağlanacağını belli kriterler belirliyor.

Ev diyalizi, ülkemizde hemodiyaliz tedavisi gören yaklaşık 55 bin hastayı yakından ilgilendiriyor. Daha uzun ve daha sık diyalize imkan veren hemodiyaliz tedavisi, 1960'lı yıllarda ABD'de başladı ve o dönemde hastalara haftada üç kez 8-10 saat evde ya da merkezde uygulanır oldu. Uygulama daha sonra Japonya, Yeni Zelanda ve Fransa'ya da yayıldı.

Artık Türkiye'de de yapılan ev hemodiyalizi ile ilgili sorularımızı Fresenius Medical Care (FMC) İcra Kurulu Üyesi Dr. Hakan Göker'e sorduk:

- Evde hemodiyaliz nedir?

Astımı tetikleyen iki neden

Astıma yakalanan hastalar hayatlarının kısıtlanacağı konusunda endişeleniyor. Oysa üzüntü ve stres hastalığı tetikliyor.

Sağlıklı bir insanın günlük yaşamında dikkat etmesi gerekenlere astım hastalarının biraz daha fazla özen göstermesi gerekiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Reha Baran, alerjik astım hastaları da dahil astımlıların üzüntü ve stres nedeniyle atak geçirebildiklerini söylüyor.

Astım hastalığı, alerjik bünyeli kişilerde daha çok görülüyor, yaşam boyu sürüyor, öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle hayatı zorlaştırıyor. Alerjik astım mevsimsel özellik de taşıyor. Sonbahar ve ilkbaharda alerji artıyor, kişinin alerjik bünyesine bağlı olarak bronşlar kendisini korumak için kasarak ve daralarak cevap veriyor. Bu da nefes alma zorluğunu ortaya çıkarıyor. Astım hastalığı toplumda yüzde 7-20 oranında görülüyor.

İnek sütü içen bebekte demir eksikliği oluyor

Bilinçsizce inek sütü verilen bebeklerde demir eksikliği ortaya çıkıyor. Prof. Dr. Gülyüz Öztürk, anne sütündeki demirin ise bebek altı aylık olduğunda ciddi olarak azaldığını söylüyor.

Bebek ve çocuklarda demir eksikliği, ülkemizde halen çok da dikkate alınmayan son derece tehlikeli hastalıklardan biri... İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülyüz Öztürk, bebeklerde ortaya çıkan demir eksikliğiyle ilgili sorularımız yanıtladı.

MAMANIN YAN ETKİSİ YOK
Demir içerikli mamalar tehlike mi?
Anne sütünden sonra ek süt olarak formül mamalar seçilmesi son derece doğrudur. Demir içerikli mamaların herhangi bir yan etkisi olmaz. İnek sütüyle ortaya çıkan demir eksikliğini engellemek adına, içeriği demir yönünden zenginleştirilmiş mamalarla beslenmek uygundur.

Diş eti hastalıklarına dikkat!

Dişeti hastalıkları bulaşıcı olmayan hastalıklar sınıfında en yaygın hastalık olarak kabul ediliyor. Dişeti hastalıklarının sebebi ağızda bulunan bakteriler. Bu bakteriler plak dediğimiz bir tabakayı meydana getiriyor. Plak iyi uzaklaştırılmazsa diş taşına dönüşüyor. Günlük bakımlarda fırçalama ve ip kullanarak bu plağın uzaklaştırılması amaçlanıyor.

Ağız ve diş sağlığını ilgilendiren en önemli hastalık gruplarından birini oluşturan dişeti hastalıkları hakkında bilgi veren Acıbadem Ataşehir Cerrahi Tıp Merkezi’nden Dişeti Hastalıkları Uzmanı Dr. Becen Demir, bu konu hakkında merak edilen soruları yanıtladı:

Dişeti hastalıklarının sebebi nedir ve diş kaybına neden olur mu?

Deri kanserlerindeki korkutan artış

Küresel ısınmayla birlikte, tedavi gerektiren deri kanserleri vaka sayısı dört yıl içinde yüzde 77 oranında arttı.

Uzmanlar, söz konusu araştırmalarda deri kanserinin prostat ve meme kanserinden 5 kat daha fazla olduğu ve melanom dışı deri kanserlerinin insanda en sık görülen kötü huylu tümör olduğunu ortaya koyduğuna dikkati çekti.

Miami Üniversitesi Miller Tıp Fakültesi Konuk Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Anadolu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmayla birlikte güneşin cilt sağlığına olumsuz etkisinin arttığını, uzun süre güneşe maruz kalmasının cilt kanserine yol açabileceğini söyledi.

Sonbahar geldi, hastalıklar kapıda!

Sonbahar geldi, soğuk algınlığı, grip bronşit ve zatürre kapıda sizi bekliyor. İşte bu dört hastalıktan nasıl korunacağımızın yanıtı:

Soğuk algınlığı, grip, bronşit, zatürre... Üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları pek çoğumuz tarafından önemsenmese de yaşam kalitemizi düşüren ve bizi uzun süre işimizden alıkoyan önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu hastalıklar, en sık ani ısı değişimlerinin olduğu mevsim geçişlerinde ve kış aylarında bizi etkisi altına alıyor. Özellikle soğuk havalarda toplu halde bulunulan kapalı ve iyi havalandırılmayan mekanlar, virüslerin bulaşabilmeleri için en ideal ortamı oluşturuyor.

Bu mevsimlerde güneş ışınlarından daha az yararlanmamızın yanı sıra, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen strese daha fazla maruz kalmamız da enfeksiyon etkenlerinin üremesini kolaylaştırıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr Elif Hakko, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarından nasıl korunacağımızı şöyle anlatıyor:

Son yorumlar

İçerik yayınları