kalp hastalıkları

warning: Creating default object from empty value in /home/bilim/domains/bilimvesaglik.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Kalp hastalarına bayram uyarısı

Ramazan ayı boyunca oruç tutup metabolizmaları yavaşlayan kalp hastalarının bayramda yemek ve tatlıya aşırı yüklenmesi sonucu ciddi sağlık problemleri ile karşılaşabilecekleri belirtildi.

Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Ceyhan, acil servislere kalp rahatsızlığı şikayetiyle başvuran hasta sayısında Ramazan Bayramı süresince artış gözlendiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

Sonbaharda kalp hastalıkları 3 kat artıyor

Sonbaharda hava sıcaklığının azalması, kalp damarları başta olmak üzere tüm damarlarda büzüşmeye ve kan basıncında artışa neden oluyor. Bu durum da kalbin yükünü artırıyor.

Kalp damar hastalıklarına yakalanma oranı her geçen gün artıyor. Öyle ki biyolojik bir neden olmamasına rağmen ülkemizde koroner kalp hastası sayısı her yıl yüzde 4,7 oranında yükseliyor. International Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Açıl, özellikle de yaz aylarını geride bıraktığımız bu günlerde kalp damar hastalıkları görülme oranı yaklaşık 3 katına çıktığını söyledi.

Siyah pirinç kalp hastalığı ve kansere deva oluyor!

Yüksek oranda lif ve mineral içermesine karşın şeker oranı düşük olan siyah pirincin kalp hastalıklarına ve kansere karşı etkili olabileceği bildirildi.

İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD’nin güneyinde yetiştirilen siyah pirinçten alınan lif örneklerini analiz eden bir grup bilim adamı, ürüne rengini veren ve hücre yenileme, yani antioksidan özelliği kazandıran antosiyaninler açısından çok zengin olduğunu gözlemledi.

Louisiana Devlet Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmanın ekibindeki Doktor Zhimin Xu, sadece bir kaşık siyah pirinç kepeğinde dahi bir kaşık yabanmersinindekinden daha az şeker ama daha çok antosiyanin bulunduğunu söyledi. Doktor Zhimin Xu, bir zamanlar anavatanı olan Çin’de hükümdarların sofrasını süsleyen ve daha yeni yeni dünyadaki kullanımı yaygınlaşmaya başlayan siyah pirincin içerdiği lifler ve E vitamini açısından da zengin olduğunu belirtti.

Kalp ve damar hastaları Ramazan'da dikkat!

Ramazan ayındaki vakaların çoğunun secdede kalp sıkışmasıyla geldiğini söyleyen Prof. Dr. Dayıoğlu, hastalara namazlarını yarı dolu mideyle kılmalarını ve iftarlarını uzun bir yemek periyotuyla yapmalarını önerdi.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Enver Dayıoğlu, düzenli tansiyona sahip olan hastalar ile diyetlerine dikkat eden stentli hastalar ve kan değerlerinin kontrolü sağlanabilecek by-pass koroner hastalarının oruç tutabileceğini, hem kalp hastası, hem de tip 1 diyabeti olan ve gündüz insülin alması gereken hastalar ile 4. dereceden kalp yetersizliği olan ve kalp nakli bekleyen hastaların ise kesinlikle oruç tutmamaları gerektiğini söyledi.

Dayıoğlu, hastaların, ramazan ayında iftar ve sahurda bol sulu yemekler yemelerini ve su kaybını azaltıcı ortamlarda bulunmalarını önererek, vücudun ihtiyacı olan tuzun gün boyu terleyerek atıldığını, bu nedenle normal değerleri geçmeyecek şekilde tuz tüketimine izin verdiklerini ifade etti.

Kalp hastalarına sıcak uyarısı

Prof. Dr. Sönmez, ''Havaların ısınması ile kalp hastalarının kullandıkları ilaçlara bir kardiyolog tarafından 'yaz ayarı' yapılmalı. Bu, kalp hastalarının sağlıklı bir yaz geçirebilmesi için gerekli'' dedi.

Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, koroner kalp, by-pass ameliyatı olmuş ve kalp kapağı hastalarının sıcaklardan ciddi şekilde etkilendiğini ifade etti.

Yaz aylarındaki aşırı terlemenin vücuttaki tuz ve su atımını artırdığını, bu durumun halsizlik, bitkinlik ve ritm bozukluğuna yol açabileceğini kaydeden Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

Tükürük testiyle kalp krizi riskinizi öğrenin!

Prof. Dr. McDevitt ve arkadaşlarının geliştirdiği basit tükürük testi, 15 dakikada kalp krizini tespit edebiliyor. Klinik çalışmaları 18 ayda tamamlanacak test, iki yıl içinde satışa sunulacak.

ABD'deki Rice Üniversitesi'nde çalışan biyoteknik ve kimya mühendisi Prof. Dr. John T. McDevitt, kalp hastalıklarının dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını hatırlatarak, kalp ve damar hastalıklarının küresel bir sorun olduğunu söyledi.

Buradan hareketle yaklaşık iki saatte sonuç veren kan testi yerine bir kişinin kalp krizi geçirip geçirmediğini daha kısa sürede belirleyecek basit bir test geliştirmek için yola çıktıklarını anlatan McDevitt, klinik çalışmalarda sona yaklaştıklarını kaydetti.

Ereksiyon Sorunu ve Kalp Hastalıkları

Risk faktörünün kalp damarlarıyla ilgili bulunduğunu belirten uzmanlar, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, hareketsiz yaşam biçimi, şişmanlık ve sigaranın iktidarsızlıkla ilişkisi olabildiğini kaydederek, doktorların bu risk faktörleri bulunan hastaların cinsel yaşamlarını sorgulaması gerektiğini belirtti.

Araştırmacılar, böylece kalp hastalığının erken belirlenebileceğini ve bu yöntemin kalp damarlarındaki kalsiyum oranının belirlenmesinden daha ucuz olduğunu düşünüyor.

Ereksiyon sorununun kalp hastalıklarıyla ilgili nedenlerden biri olduğu, bazı erkeklerde ereksiyon sorununun kalp krizi ve inmeye yol açabildiği kaydedildi.

Doktorlar, ereksiyon sorununu giderebilen Viagra, Cialis ve Levitra gibi ilaçların, kalp hastaları tarafından emniyetle kullanılabildiğini ve bazı durumlarda akciğerle ilgili yüksek tansiyona da iyi gelebildiğini belirtti.

Erkeklerde fiziksel aktivitenin, ereksiyon sorunu üzerinde tek etkili yaşam biçimi olduğu kaydediliyor. Bazı uzmanlar da sigarayı bırakmanın bu sorunun giderilmesi açısından yararlı olacağını düşünüyor.

Kalp krizine karşı mucize aşı

Biri kalp krizine diğeri saman nezlesine çare olacak iki aşı üretildi. 3 ile 5 yıl içerisinde kullanılabilecek ‘kalp aşısı’ vücuda yüklenen kötü kolesterolü etkisiz hale getirerek, krizi önleyecek. Saman nezlesini bitiren aşı ise önümüzdeki yıl piyasada olacak.

İSVEÇLİ bilim insanları, kalp krizinden ölümleri üçte iki oranında azaltma iddiasındaki aşıyı tanıttı. Karolinska Enstitüsü’nce yapılan araştırma sonucunda üretilen ve şimdilik yalnızda fareler üzerinde denenen aşı, insanlar üzerindeki testlerde de olumlu sonuç verirse, 3 ile 5 yıl içerisinde kullanılabilir hale gelecek.

T hücrelerini durduracak

Aşının özelliği, vücuda yüklenen kötü kolesterolü etkisiz hale getirmesi. Bağışıklık sistemimiz, vücuttaki kötü kolesterolü tespit ettiği anda, bir savunma mekanizması olarak T hücreleri göreve koşuyor ve bu şekilde, bu kolesterolün kana karışmasına engel olmaya çalışıyor. Ancak T hücrelerinin ciddi bir olası yan etkisi var:

Kendi dokularından kalp kapakçığı yapıldı

Konya'da doğuştan kalbi delik olan ve kalp kapakçığı gelişmeyen hastaya, kalbinin çevresinden alınan zar tabakasıyla kalp kapakçığı yapıldı.

25 yaşındaki Menekşe Subay'a, Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesinde yapılan operasyonla kalbinin çevresinden alınan zar tabakasıyla kalp kapakçığı yapıldı.

Ameliyatı gerçekleştiren Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Niyazi Görmüş, nefes darlığı, kalp çarpıntısı ve halsizlik şikayetiyle başvuran hastanın kalbinde iki santimetre büyüklüğünde bir delik ile akciğerine giden damardaki kapakçığın doğuştan olmadığını tespit ettiklerini belirtti.

Açık kalp ameliyatı sırasında önce hastanın kalbindeki deliği kapattıklarını ifade eden Görmüş, ''Ardından da kalbin etrafında bulunan zarı alarak kapakçığın bulunması gereken yere, kapakçık vazifesi görecek şekilde naklettik. Ayrıca aynı ameliyat sırasında akciğere giden bir damardaki genişlemeyi de onardık'' dedi.

Artık sabah anjiyo olan öğlen işe gidiyor!

Kalp ve damar hastalıklarının belirlenmesinde büyük önem taşıyan anjiyo, el bileğinden gerçekleştirilen uygulamayla hastalara büyük kolaylık sunuyor. Bu yöntemle anjiyo operasyonu giderek kolaylaşırken, hastaların hastaneye yatmasına gerek kalmıyor. Sadece 5-10 dakika süren bu işlem sonrasında anjiyo olan hastalar işlerine bile dönebiliyor. Kalple ilgili sorunların tedavisinde el bileği damarının kullanılmasının, işlem sonrasında istenmeyen komplikasyonların azalmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen 15 soruda el bileğinden anjiyo yöntemini anlattı.

1) Anjiyo kararı nasıl alınıyor?

Herkese anjiyo yapılması gerekmiyor. Bunun belli kriterler var. Efor testi bozuk olan, ekokardiyografisinde sorun çıkan, göğüs ağrısı yaşayan hastalarda tüm bilgileri toplayıp anjiyo yapıp yapmayacağımıza karar veriyoruz. Daha sonra, yöntemler konusunda hastaya bilgi veriyoruz.

2) Hastalar anjiyo yöntemini belirlerken tereddüt yaşıyor mu?

Aslında hasta yöntemi belirleme konusunda değil, anjiyo yapılması ya da yapılmaması konusunda tereddüt yaşıyor. Anjiyo binde 1’in altında hayati riski olan bir yöntemdir. Ortaya çıkabilecek riskler de genellikle anjiyoda giriş yeriyle ilgili oluyor.

3) Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?

Kan şekerinizi düşük tutun

Cambridge Üniversitesi ekibi tarafından yürütülen araştırma, kan şekeri ile kalp hastalıkları arasında bugüne kadarki en sağlam ve güvenilir bağlantıyı ortaya koyan çalışma olarak değerlendiriliyor.

5 araştırmanın sonuçlarının havuzda toplanıp değerlendirildiği çalışmaya göre, kan şekeri seviyesini düşük tutmak kişiye kalp krizinden yüzde 18, kalp damar hastalıklarından da yüzde 15 oranında fazla koruma sağlıyor.

Söz konusu avantaja standart diyabet tedavisi değil standart tedaviye oranla daha yoğun ve etkin diyabet tedavisi görenlerin sahip olduğuna dikkati çeken araştırmanın ''yoğun tedavi sırasında kullanılan ilaçlar mı yoksa bir miktar yüksek şeker mi tercih edilmeli'' sorusuna net olarak yanıt verdiği belirtiliyor.

Diyabet hastalarının şeker hastası olmayanlara göre kalp hastalıkları konusunda dezavantajlı olduğu ifade edilen açıklamada, bunun önüne geçilebilmesi için kandaki şeker düzeyinin istikrarlı şekilde standart tedavilerde öngörülen düzeyin altında tutulmasının yararlı olduğu kaydediliyor.

Şeker hastalarının, kandaki glikoz oranları kadar kolesterol seviyelerini de sürekli kontrol altında tutması gerekiyor.

Kalbiniz çok hızlı mı atıyor?

Görüldüğü kişilerin kalp krizi geçirme oranı normal insanlara göre çok daha yüksek olan, kalbin atım sayısının 100'ün üstünde olmasına taşikardi denilmektedir. Sigara, alkol, kafein tükemi, uykusuzluk veya stres taşikardinin oluşmasına neden olan sebeplerin başında gelmektedir.

Taşikardi nedir? Kalbin atım sayısının artarak, normal değerlerin üzerine çıkması haline taşikardi diyoruz. Kalbin hızı, bir dakika içindeki atım sayısıyla belirlenmektedir. Bu hızın normal değerleri, yaşa bağlı olarak değişmektedir. Yeni doğan bir çocuk için bu değerler 100 ile 140; yetişkinlerdeki normal değerlerse 60 ile 100 arasındadır. Kalbin atım sayısının 60'ın altında olmasına bradikardi, 100'ün üstünde atmasına ise taşikardi denilmektedir. Kalbin içinde uyarı üreten kalbin kendi pili diyebileceğimiz sinüs düğümü adlı bir merkez vardır. Normal atan kalpte kalp normal de atsa, taşikardik yada bradikardik de atsa ilk elektrik uyarısı bu noktadan çıkar. Bu noktadan uyarı çıkmayıp kalp içerisinde başka noktalardan elektrik uyarısı çıkması haline aritmi denir.

Bir de çarpıntı (tıp dilindeki ismi palpitasyon) terimi vardır ki bunu taşikardi terimiyle karıştırmamalıdır. Çarpıntı, kalp atışlarının hastanın kendisi tarafından hissedilmesi demektir. Çarpıntı sırasında kalbin atım sayısı düşük(bradikardi), normal veya fazla (taşikardi) olabilir. Taşikardisi olan kişiler genellikle çarpıntıdan da şikayet ederler. Yani her taşikardiye çarpıntı, her çarpıntıya taşikardi eşlik etmeyebilir. Bazan, kalbin anormal atımları, terleme hissi veya çarpıntı şeklinde tarif edilebilir.

Bilinçsiz Spor Kalbi Vuruyor

Sağlıklı bir vücut için spor yapmaya karar verdiniz. Ruhunuz buna hazır ama ya bedeniniz? Spor ayakkabılarınızı giymeden önce kalbinizi mutlaka spora hazırlayın. Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Türker Baran, spor öncesi kalp sağlığı açısından alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Bedeniniz de Yaza Hazır Olsun

Soğuk, uzun süren bir kış mevsimini geride bıraktık. Güneşli yaz günleri geri geldi. Kışın soğuğu, metabolizmamızı yavaşlattı. Karanlık ve uzun geceler boyunca karbonhidrat ve şeker üretimimizi artırdık. Soğuk ve yağışlı havalar pek çoğumuzu dışarı çıkıp egzersiz yapmaktan alıkoydu. Kondüsyonumuz azaldı, kilo aldık. Şimdi kimimiz sağlık sebepleri, kimimiz ise estetik nedenlerden ötürü yeniden fit olmak, kondüsyon kazanmak için egzersiz yapmaya hazırlanıyoruz. Ancak bunun için bedenimizi ter dökmeye hazırlamamız çok önemli.

Kişi Önce Kendi Bedenini Tanımalı

Bir spor müsabakasında ya da antrenmanda, kimi zaman amatör kimi zaman da profesyonel bir sporcu sahada hayatını kaybedebilmektedir. Bu tür olaylarda genellikle ölüm sebebi biraz da genelleme yapılarak ‘kalp krizi’ olarak bildirilmektedir. Oysaki tanıyanlar, o kişinin daha önce bir hastalığı olmadığını anlatırlar. Peki bu kişi sporcu kimliğine rağmen, lisans alırken geçtiği onca sağlık kontrolüne rağmen nasıl olup da bir kalp hastalığı nedeni ile kaybedilmektedir?

Kalp hastalıklarının 7’de 1’i diş kaynaklı

Kayseri Diş hekimleri Odası Başkanı Umut Kural, kalp hastalıklarının 7'de 1'inin diş kaynaklı olduğunu söyledi. Türkiye'de ağız ve diş sağlığına yeterince önem verilmediğini, bunda sağlık politikasının etkisinin büyük olduğunu ifade eden Başkan Umut Kural, "Türkiye'de, istisnalar dışında 70 milyon insanın ağız ve diş sağlığı sorunu var. 6 ayda bir dişhekimine giden yok. Türkiye toplumunun yüzde 99'nun acil diş tedavisine ihtiyacı var" dedi.

Dişhekimleri Odası Başkanı Umut Kural, "Gebelikte ağız diş sağlığı hormonal olarak bozuluyor. Bu bağlamda gebeler çocuklar, yaşlılar ve sistematik hastalığı olanlar, romatizma ve kalp hastalığı olanlarda, diş hastalığı daha tehlikelidir. Ağız ve diş bölgesinde oluşacak bir mikrop veya orada alevlenecek mikroplu bir iltihap, daha ciddi problemler doğurabilir. Bu gruptakilerin dişine daha fazla özen göstermesi lazım. Kalp hastalıklarının 7'de 1'i diş kaynaklıdır. Hastaneye gittiğinde hastalığın köküne kadar inilemiyor. Köküne kadar inildiğinde bunun kaynağının diş olduğu ortaya çıkacaktır. Bu bilimsel rakamdır. Kalp hastalıklarının 7'de 1'i diş orijinlidir. Hastaları hekime gitmeye alıştırmalıyız" diye konuştu.

Ani Ölümlerin Çoğu Kalpten Kaynaklanıyor

Son yıllarda sporcularda genç yaşta görülen ölümler merak konusu oluyor. Oysa beslenmelerine dikkat edip spor yapmalarına rağmen ani bir kalp kriziyle ölen genç sporcularda gözden kaçırılmaması gereken önemli noktalar bulunmaktadır.

International Hospital Kardiyoloji Uzmanı Dr. Işık Erdoğan, sporcularda ani ölüm nedeni olan kalp hastalıklarını şöyle sıralıyor:

Kalp kası kalınlaşması hastalığı

Kalbi besleyen koroner damarların doğuştan gelen anormallikleri
Öldürücü ritm bozuklukları ile birlikte olan sağ kalp karıncığının hastalığı

Tüm bu durumlar sporcuların detaylı kalp muayeneleri, elektrokardiografi, ekokardiografi, gerekirse ritm takipleri ve kardiyak MR incelemeleri ile saptanabilecek durumlardır.

Halter Ve Güreş Kalp Kasını Kalınlaştırıyor

Yapılan sporun tipine göre değişen oranlarda olmak üzere kalpte büyüme ve kalınlaşma gelişiyor.

Eğer daha çok koşu, yüzme, bisiklet gibi dayanıklılık egzersizleri yapılırsa kalpte büyüme ön planda, kalınlaşma daha az oluyor.

Kalbin en büyük düşmanı stres

Türk Kalp Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Çetin Yıldırımakın, Sakarya Üniversitesinde (SAÜ) düzenlenen ''Uluslararası-Disiplinlerarası Kadın Çalışmaları Kongresi''nde yaptığı konuşmada, bilimsel çalışmalar ve ekonomik yatırımlara rağmen kalp ve damar hastalıklarında artış yaşanmasının sebeplerinin başında stresin geldiğini söyledi. Günümüz insanının, düne göre daha zor şartlarda yaşadığını belirten Yıldırımakın, şöyle konuştu:

''İnsanlar artık daha stresli bir yaşam sürüyor. Biz Kalp Vakfı olarak 'İyi Kalpli Ol' logosunu Türk Patent Enstitüsüne tescil ettirdik. İyimser olanlar, iyi kalpli olanlar kalp ve damar hastalıklarına daha az yakalanıyor. Biz insanların birbirlerini sevmelerini, hoşgörülü olmalarını, öfkelerini bırakmalarını, daha toleranslı olmalarını tavsiye ediyoruz. Stresin azaltıldığı, iyimser olunduğu zamanlarda hastalıklara daha uzak oluruz. İyimser ol kalp ve damar hastalıklarına yakalanma.''

KALP DAMAR HASTALIKLARI 2008 YILINDA 17 MİLYON CAN ALDI

Yıldırımakın, kalp ve damar hastalığının erişkin erkek hastalığı olarak bilindiğini, ancak son yapılan araştırmaların, kalp ve damar hastalıkları sebebiyle hayatını kaybeden kadınların erkeklerden daha fazla olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.

Son yorumlar

İçerik yayınları