cilt sağlığı

warning: Creating default object from empty value in /home/bilim/domains/bilimvesaglik.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Eğrelti otu özü cildi kanserden koruyor!

Ozon tabakasının delinmesi nedeniyle son 40 yıl içinde cilt kanseri vakalarında artış oldu. Araştırmalar; takviye olarak alınacak eğrelti otu özlerinin, cildi güneş ışınlarından dokuz kat koruduğunu ortaya çıkardı.

Medeniyetin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan zehirli gazlar; ozon tabakasının zarar görmesine neden oldu. Bu durum da cilt kanseri vakalarını artırdı. Son 40 yıl içinde, cilt tümörlerinin en tehlikelisi olan malign melanomun görülme sıklığı yüzde 50-70 oranında arttı. Aynı zamanda daha iyi huylu olan diğer cilt kanseri türleri de daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Son dönemde malign melanomun kadınlarda görülme sıklığı, erkeklere nazaran iki kat daha arttı. Bu kanser türüne açık tenlilerde çok daha fazla rastlanıyor.

HASARI ÖNLÜYOR

A vitamininin cildimize faydaları

Brokoli, havuç ve sütün ortak özelliği nedir? Bunlar çevresel ve yaşlanma etkilerinden cildinizi koruyan doğal cephanenin önemli bir parçasıdır. A vitamini kaynağı olmaları bu yiyeceklerin ortak özelliğidir.

Çoğu kişi A vitamini ile sadece gözleri ve görme gücünü dengelediğini düşünür. Ama epithelial dokumuzun sağlığı -cilt ve vücudun dışına açılan geçitler, boğaz ve sinüsler gibi- beslenmemizdeki A vitamini miktarına doğrudan bağlıdır. A vitamini bir antioksidan gibi hareket ederek cildimizdeki zararlı unsurları etkisiz hale getirir. Kırışıklıkları önleyip enfeksiyona karşı direnerek cildimizin gençliğini korur.

Yeşil ve koyu turuncu sebzeler

Tipik Amerikan diyetindeki A vitaminin üçte ikisi, sarı renkli meyve ve sebzelerdeki karotenden gelir. Karoten vücudumuz tarafından A vitaminin içinde imal edilir, bu nedenle cilt sağlığı için çok önemlidir. Koyu turuncu? Tatlı papatesler, havuçlar ve kayısıları düşünün. Koyu yeşil? Ispanak ve brokloliyi deneyin. (Besin Kaynakları & Katoten Miktarı). Vücudunuzdaki A vitaminini artırmanın basit yolu, karoten bakımından yüksek besinleri zehirleyici olacak kadar aşırı olmamak kaydıyla çok tüketmektir.

Vücutta 50'den fazla ben deri kanseri oluşma riskini artırır!

Her insanda az ya da çok sayıda ben(melanositik nevüs) vardır. Bunların sayıları bazen birkaç tane, bazen de onlarca olabilir. Bizim için önemli olan bu benleri sıkı bir şekilde takip etmek, renk ve doku değişimlerinde bir dermatoloğa başvurmak, en önemlisi de içinde bulunduğumuz yaz aylarında güneşe çıkmamaya özen göstermektir.

Benler neye benzer?

Benler temel yapılarını oluşturan melanosit hücrelerinin renk yapıcı özelliğinden dolayı, kahverenginin çeşitli tonlarında olabilir. Büyüklükleri birkaç milimetre ile birkaç santim arasında değişebilir. Şekilleri yuvarlak, oval veya düzensiz olabilir.

Vücudun hangi bölgelerinde ben vardır?

Benler cildimizin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Doğru bir ben muayenesinde saç derisi, avuç, ayak tabanı ve genital bölge de dahil olmak üzere tüm deri yüzeyi kontrol edilmelidir.

Benlerin değişim göstermesi bir tehlike işareti olabilir mi?

Deri hastalıklarında ışıkla gelen tedavi: PUVA

İlk çağlardan bu yana sağlık kazanmak için kullanılan faydalı güneş ışınları, modern tekniklerin gelişimiyle birlikte cihazlarda üretilerek tedavi amaçlı kullanılıyor. Güneşin ultraviyole ışınlarının kullanıldığı fototerapi yöntemiyle birçok hastalığı iyileştirmek mümkün. Yöntemden sedef hastalığı, vitiligo, iyileşmeyen egzemalar ve bir tür cilt kanserinin tedavisinde yararlanılıyor. Sosyal ve psikolojik sorunlara yol açan dermatolojik hastalıklarda yüz güldüren fototerapi tedavisiyle ilgili sorularımızı Anadolu Sağlık (ASM) Ataşehir Tıp Merkezi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadiye Kuş’a yönelttik.

Bugünlerde daha çok zararlarından söz edilen ve korunmaya çalıştığımız güneş ışınlarının her zaman zararlı olduğunu söylemek güç. Öyle ki, yararlı güneş ışınları ilk çağlardan bu yana bazı hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Günümüzde ultraviyole ışınları kullanılarak fototerapi yöntemiyle birçok hastalık iyileştirilebiliyor. Konuyla ilgili olarak Anadolu Sağlık (ASM) Ataşehir Tıp Merkezi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadiye Kuş sorularımızı yanıtlarken, fototerapi yöntemiyle sedef hastalığı, vitiligo, iyileşmeyen egzemalar ve bir tür cilt kanserinin tedavisi hakkında bilgiler verdi.

Fototerapi nedir?

Baharda dökülen saçlarınızı mezoterapiyle geri kazanın

Mevsim geçişlerinde ve özellikle de bahar aylarında artan saç dökülmesinden şikayetçi olanlara Dermatoloji Uzmanı Dr. Neslihan Dolar, saç mezoterapisini öneriyor: Saç dökülmelerine karşı en etkili yöntem olan mezoterapi, saç dökülmesini durdurmayı, var olan saçın kalitesini artırmayı ve yeni saç çıkışlarını aktif hale getirmeyi de sağlıyor

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Neslihan Dolar; saç dökülmesi ve tedavi yollarıyla ilgili bilgi verdi:

Saç dökülmesi problemi erkeklerde daha sık görülmekle beraber, hem erkek hem de kadınları etkileyen bir durumdur. Bu durum birçok faktörle ilgilidir. Başta genetik yatkınlıklar olmakla birlikte; hormonal, aşırı androjen miktarı (erkek tipi saç dökülmesi), gebelik, emzirme, menopoz dönemi, tiroit hastalıkları, şeker hastalığı, saçlı deri kan akımının zayıf olması, beslenme bozuklukları, aşırı kilo alımı ve ani kilo kaybı, uygun olmayan diyetler, vitamin-mineral eksiklikleri, bazı ilaçlar, kronik hastalıklar (kan hastalıkları, maligniteler, enfeksiyon hastalıkları vs.), saça uygulanan mekanik ve kimyasal işlemler ve psikolojik stres sayılabilir. Ayrıca saç kıran, mantar hastalıkları gibi saçlı derinin primer hastalıkları da saç kaybına neden olabilir.

Kahve İçmek Rahim Ağzı Kanserinden Koruyor

Kahvenin, rahim ağzı kanserine yakalanma riskini azaltabileceği bildirildi. Japonya Sağlık Bakanlığının talebiyle Ulusal Kanser Merkezinin yaptığı araştırma, çok kahve içen kadınların rahim ağzı kanserine yakalanma riskinin daha az olabileceğini ortaya koydu.

Bilim adamları, 40-69 yaşlarındaki 54 bin kadının sağlık durumunu 15 yıl boyunca izledi. Bu dönemde söz konusu kadınlardan 117'si rahim ağzı kanserine yakalandı.

Araştırmacılar, günde 3 fincandan fazla kahve içen kadınların rahim ağzı kanserine yakalanma riskinin haftada 2 fincandan daha az kahve içenlere göre yüzde 60 az olduğunu belirledi.

Kahvenin insülin oranını azaltmaya yardımcı olduğu, bunun da rahim ağzı kanserine yakalanma riskini azaltabileceği görüşü dile getirildi.

Yeşil çayın da benzer etkileri olup olmadığını araştıran bilim adamları, çay içmekle rahim ağzı kanserine yakalanma riski arasında bağlantı bulmadı.

Ayrıca uzmanlar Kahve nin bilinen faydalarını şöyle sıraladılar,

Su Hakkında Merak Ettikleriniz

Suyun adeta sihirli bir içecek olduğunu herkes biliyor. Sağlıklı ve güzel olmanın, ciltteki ve vücuttaki nemin korunmasının temel koşulu bol su içmek.

NEDEN SUSARIZ? Susamak, tiroid bezinin ağız yoluyla bize ulaştırdığı bir mesaj olup; sulanmaya ihtiyacın var anlamını taşımaktadır. Ancak bu kişisel ve psikolojik boyutları olan ve kişiden kişiye farklılık gösteren bir ihtiyaçtır. Kimi insanlar günde 2 bardak su içerken, kimilerinin tükettiği su miktarı 2 litre olabilir.

NE ZAMAN SU İÇMELİYİZ? Çok basit bir şekilde cevaplamak gerekirse; istek duyduğumuz an dememiz mümkün. Bazı bünyelerin suya daha çok ihtiyaç duyduğu, bazılarının da azla yetindiği sıkça rastlanan bir durumdur. En iyi yöntem ise az ve sık, özellikle de yemeklerin hazmedildiği saatlerin dışında içmektir. Ancak güç sarfederken kesinlikle içmemeye çalışın ve karşılaşmalar sırasında sadece suyla ağzını çalkalayan boksörleri düşünün. Eski zamanlarda madenlerde çalışanların da susadıkça bu yöntemi denediği bilinen bir gerçek. Eğer bir defada çok su içerseniz günün birinde böbreklerin iflas etme olasılığı çok fazla. Özellikle sabah yataktan kalkar kalkmaz ve de aç karnına bir bardak su içmek ise tüm organizmayı temizleyerek, toksinlerden arıtıyor. Zinde ve dinç olmayı sağlıyor.

Son yorumlar

İçerik yayınları